time

[ABD]/taɪm/
[İngiltere]/taɪm/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. süre; durum; çağ; ritim; kat.
vt. sürenin ölçülmesi; zamanın belirlenmesi; hızın ayarlanması.
adj. periyodik; düzenli; zamanlı.

İfadeler ve Kalıplar

time flies

zaman hızla geçiyor

time management

zaman yönetimi

time-consuming

zaman alıcı

time travel

zaman yolculuğu

Örnek Cümleler

it was time to go.

gitme zamanıydı.

at the time of Galileo.

Galileo zamanında.

It's time to be moving.

Hareket etme zamanı.

It's time to flop.

Yatıp dinlenme zamanı.

It's time for class.

Ders zamanı.

Time is of the essence.

Zaman çok önemli.

By this time it was daybreak.

O zamana kadar gündönümü olmuştu.

harvest time; time for bed.

Hasat zamanı; yatağa gitme zamanı.

not a fit time for flippancy.

hafifliği için uygun olmayan bir zaman.

fix a time to meet.

buluşmak için bir zaman ayarlamak.

there is ample time for discussion.

tartışma için bolca zaman var.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir