tirelessly

[US]/ˈtaɪəlɪslɪ/
[UK]/'taɪrlɪsli/
Frequency: Very High

Translation

adv. azimle ve kararlı bir şekilde, yorgunluk belirtisi göstermeden

Example Sentences

Apart from his intelligence,he was tirelessly industrious.

Zekâsının yanı sıra, durmak bilmeyen bir şekilde çalışkandı.

He has crusaded tirelessly for women’s and gay rights.

Kadınların ve LGBTİ+ hakları için yorulmak bilmeden mücadele etti.

She worked tirelessly to meet the deadline.

Son teslim tarihine yetişmek için yorulmak bilmeden çalıştı.

He tirelessly pursued his passion for music.

Müzik tutkusunu yorulmak bilmeden takip etti.

The volunteers worked tirelessly to help those in need.

Gönüllüler, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için yorulmak bilmeden çalıştılar.

She tirelessly practiced her dance routine.

Dans rutinini yorulmak bilmeden pratik etti.

The team tirelessly searched for the missing hiker.

Ekip, kayıp yürüyüşçüyü bulmak için yorulmak bilmeden aradı.

He tirelessly campaigned for human rights.

İnsan hakları için yorulmak bilmeden kampanya yürüttü.

The scientist worked tirelessly to find a cure for the disease.

Bilim insanı, hastalığın tedavisi bulmak için yorulmak bilmeden çalıştı.

She tirelessly supported her friend through difficult times.

Zor zamanlarda arkadaşına yorulmak bilmeden destek oldu.

He tirelessly practiced his basketball skills.

Basketbol becerilerini yorulmak bilmeden pratik etti.

The students worked tirelessly on their group project.

Öğrenciler grup projeleri üzerinde yorulmak bilmeden çalıştılar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now