transcendences

[ABD]/træn'sendəns/
[İngiltere]/trænˈsɛndəns/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. sıradanı aşma, mükemmeliyet; (Tanrı'nın) maddi dünyanın ötesinde olma durumu

Örnek Cümleler

The artist's work aims to achieve a sense of transcendence.

Sanatçının çalışması, bir yükseliş duygusu elde etmeyi amaçlar.

Meditation can lead to a state of transcendence beyond the physical world.

Meditasyon, fiziksel dünyanın ötesinde bir yükseliş durumuna yol açabilir.

The novel explores themes of love, loss, and spiritual transcendence.

Roman, aşk, kayıp ve ruhani yükseliş temalarını işler.

Some people seek transcendence through religious practices.

Bazı insanlar dini uygulamalar yoluyla yükseliş ararlar.

Transcendence of the ego is a common goal in many spiritual traditions.

Egonun yükseltilmesi, birçok ruhani geleneğin yaygın bir hedefidir.

The film explores the idea of transcendence through the protagonist's journey.

Film, baş karakterin yolculuğu aracılığıyla yükseliş fikrini araştırıyor.

The beauty of nature often evokes a sense of transcendence in people.

Doğanın güzelliği, insanların içinde sık sık bir yükseliş duygusu uyandırır.

Yoga and meditation are practices that can help one experience transcendence.

Yoga ve meditasyon, birinin yükseliş yaşamasını sağlayabilecek uygulamalardır.

The philosopher believed in the possibility of transcendence through intellectual pursuits.

Filozof, entelektüel çabalar yoluyla yükselişin olasılığını savunuyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir