travails

[US]/trəˈveɪlz/
[UK]/trəˈveɪlz/
Frequency: Very High

Translation

n. sıkı çalışma veya acı verici çaba; sıkıntılar veya zorluklar; doğum sancıları

Phrases & Collocations

life's travails

hayatın zorlukları

travails of love

aşkın zorlukları

travails of work

işin zorlukları

travails of life

hayatın zorlukları

travails of motherhood

anneliğin zorlukları

travails of travel

seyahatin zorlukları

shared travails

paylaşılan zorluklar

travails of education

eğitimin zorlukları

travails of friendship

arkadaşlığın zorlukları

overcoming travails

zorlukların üstesinden gelmek

Example Sentences

she shared the travails of her journey with her friends.

Yolculuğunun zorluklarını arkadaşlarıyla paylaştı.

the travails of the working class are often overlooked.

Emekçi sınıfın yaşadığı zorluklar genellikle göz ardı edilir.

his travails in the industry taught him valuable lessons.

Sektördeki yaşadığı zorluklar ona değerli dersler verdi.

despite the travails, she remained optimistic about the future.

Zorluklara rağmen gelecekle ilgili iyimserliğini korudu.

the novel depicts the travails of a young artist.

Roman, genç bir sanatçının yaşadığı zorlukları tasvir ediyor.

we must acknowledge the travails faced by the refugees.

Göçmenlerin karşılaştığı zorlukları kabul etmeliyiz.

the travails of motherhood can be overwhelming at times.

Anacılık zorlukları bazen bunaltıcı olabilir.

he wrote a book about the travails of starting a business.

Bir iş kurmanın zorlukları hakkında bir kitap yazdı.

her travails in the legal battle were well documented.

Hukuki mücadelede yaşadığı zorluklar iyi belgelenmişti.

the documentary highlights the travails of climate change activists.

Belgesel, iklim değişikliği aktivistlerinin yaşadığı zorlukları vurguluyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now