trickles

[US]/ˈtrɪk.əlz/
[UK]/ˈtrɪk.əlz/
Frequency: Very High

Translation

n.küçük akarsular; yavaş ve seyrek gelen şeyler
v.ince bir akışla akmak; yavaş hareket etmek

Phrases & Collocations

water trickles

su damla damla akar

blood trickles

kan damla damla akar

light trickles

ışık damla damla akar

time trickles

zaman damla damla akar

rain trickles

yağmur damla damla akar

sound trickles

ses damla damla akar

thoughts trickle

düşünceler damla damla akar

money trickles

para damla damla akar

information trickles

bilgi damla damla akar

energy trickles

enerji damla damla akar

Example Sentences

the water trickles down the rocks.

su kayaçların arasından aşağı doğru akıyor.

she watched as the sunlight trickles through the leaves.

Güneş ışığının yaprakların arasından süzülüşünü izledi.

the information trickles in slowly.

Bilgi yavaş yavaş geliyor.

he trickles a few drops of paint onto the canvas.

Tuval üzerine birkaç damla boya damlatıyor.

as the rain trickles, the streets become shiny.

Yağmur damlarken, sokaklar parlıyor.

the news trickles out bit by bit.

Haberler azar azar ortaya çıkıyor.

water trickles from the faucet.

Musluktan su damlıyor.

the sand trickles through her fingers.

Kum parmaklarının arasından süzülüyor.

time trickles away when you're having fun.

Eğlenirken zaman akıp gidiyor.

the honey trickles slowly from the jar.

Bal yavaşça kavanozdan akıyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now