tricklings

[US]/ˈtrɪk.lɪŋ/
[UK]/ˈtrɪk.lɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. ince, dar bir akıntı halinde akmak
n. yavaşça akan bir sıvının hareketi

Phrases & Collocations

trickling water

damlayan su

trickling sound

damlayan ses

trickling stream

damlayan dere

trickling rain

damlayan yağmur

trickling faucet

damlayan musluk

trickling flow

damlayan akış

trickling light

damlayan ışık

trickling blood

damlayan kan

trickling sand

damlayan kum

trickling tears

damlayan gözyaşları

Example Sentences

the water was trickling down the rocks.

su kaya parçalarının arasından akıyordu.

she could hear the sound of trickling water nearby.

yakınlarda akan suyun sesini duyabiliyordu.

leaves were trickling down from the trees.

yapraklar ağaçlardan aşağıya düşüyordu.

he noticed the rain trickling through the cracks.

yağmur çatlaklardan sızdığını fark etti.

the candle wax was trickling slowly.

mum mumu yavaşça aktı.

sunlight was trickling through the window blinds.

güneş ışığı panjurlardan sızıyordu.

the syrup was trickling over the pancakes.

şurup kreplerin üzerine akıyordu.

he watched the sand trickling through his fingers.

parmaklarının arasından kumun aktığını izledi.

time seemed to be trickling away slowly.

zaman yavaşça aktırıyor gibi görünüyordu.

the sound of trickling rain was soothing.

çıtır çıtır yağmur sesi rahatlatıcıydı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now