triggered response
tetiklenen yanıt
triggered event
tetiklenen olay
triggered alarm
tetiklenen alarm
triggered action
tetiklenen eylem
triggered mechanism
tetiklenen mekanizma
triggered system
tetiklenen sistem
triggered notification
tetiklenen bildirim
triggered process
tetiklenen süreç
triggered signal
tetiklenen sinyal
triggered condition
tetiklenen koşul
the loud noise triggered a memory from my childhood.
Yüksek sesli gürültü, çocukluğumdan bir anıyı tetikledi.
the announcement triggered a wave of excitement among the crowd.
Duyuru, kalabalık arasında heyecan dalgasını tetikledi.
her comment triggered a heated debate at the meeting.
Yorumu, toplantıda hararetli bir tartışmayı tetikledi.
the new policy triggered a lot of questions from employees.
Yeni politika, çalışanlardan birçok soru tetikledi.
the fire alarm was triggered by a faulty sensor.
Yangın alarmı, arızalı bir sensör tarafından tetiklendi.
seeing the old photographs triggered feelings of nostalgia.
Eski fotoğrafları görmek, nostalji duygularını tetikledi.
the sudden change in temperature triggered a reaction in the experiment.
Sıcaklıkta ani değişiklik, deneyde bir reaksiyonu tetikledi.
the news of the accident triggered widespread media coverage.
Kazanın haberi, yaygın medya kapsamını tetikledi.
the song triggered a flood of emotions during the concert.
Şarkı, konser sırasında duyguların bir selini tetikledi.
his unexpected arrival triggered a series of events.
Beklenmedik gelişi, bir dizi olayı tetikledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir