ululating cries
uğuldayan çığlıklar
ululating sound
uğuldayan ses
ululating voices
uğuldayan sesler
ululating chant
uğuldayan ilahi
ululating wails
uğuldayan iniltiler
ululating laughter
uğuldayan kahkahalar
ululating joy
uğuldayan neşe
ululating group
uğuldayan grup
ululating rhythm
uğuldayan ritim
ululating song
uğuldayan şarkı
the crowd began ululating in celebration.
Kalabalık kutlama nedeniyle sevinçle ulumaya başladı.
she was ululating with joy at the good news.
İyi haber karşısında sevinçle uluyordu.
the ululating sound echoed through the valley.
Uluyan ses vadi boyunca yankılandı.
during the festival, people were ululating around the bonfire.
Festival sırasında insanlar ateş etrafında uluyordu.
he started ululating when he saw his favorite band.
En sevdiği grubu görünce ulumaya başladı.
the ululating voices created an atmosphere of excitement.
Uluyan sesler heyecanlı bir atmosfer yarattı.
they were ululating in unison, creating a powerful sound.
Birlikte uluyarak güçlü bir ses çıkardılar.
ululating is a common expression of joy in many cultures.
Uluma, birçok kültürde yaygın bir sevinç ifadesidir.
the ululating chant filled the air with energy.
Uluyan ilahi havayı enerjiyle doldurdu.
as the parade passed by, spectators began ululating.
Tören geçişi sırasında seyirciler ulumaya başladı.
ululating cries
uğuldayan çığlıklar
ululating sound
uğuldayan ses
ululating voices
uğuldayan sesler
ululating chant
uğuldayan ilahi
ululating wails
uğuldayan iniltiler
ululating laughter
uğuldayan kahkahalar
ululating joy
uğuldayan neşe
ululating group
uğuldayan grup
ululating rhythm
uğuldayan ritim
ululating song
uğuldayan şarkı
the crowd began ululating in celebration.
Kalabalık kutlama nedeniyle sevinçle ulumaya başladı.
she was ululating with joy at the good news.
İyi haber karşısında sevinçle uluyordu.
the ululating sound echoed through the valley.
Uluyan ses vadi boyunca yankılandı.
during the festival, people were ululating around the bonfire.
Festival sırasında insanlar ateş etrafında uluyordu.
he started ululating when he saw his favorite band.
En sevdiği grubu görünce ulumaya başladı.
the ululating voices created an atmosphere of excitement.
Uluyan sesler heyecanlı bir atmosfer yarattı.
they were ululating in unison, creating a powerful sound.
Birlikte uluyarak güçlü bir ses çıkardılar.
ululating is a common expression of joy in many cultures.
Uluma, birçok kültürde yaygın bir sevinç ifadesidir.
the ululating chant filled the air with energy.
Uluyan ilahi havayı enerjiyle doldurdu.
as the parade passed by, spectators began ululating.
Tören geçişi sırasında seyirciler ulumaya başladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir