unascertained facts
belirsiz gerçekler
unascertained risks
belirsiz riskler
unascertained causes
belirsiz nedenler
unascertained values
belirsiz değerler
unascertained evidence
belirsiz kanıtlar
unascertained outcomes
belirsiz sonuçlar
unascertained information
belirsiz bilgiler
unascertained identities
belirsiz kimlikler
unascertained details
belirsiz detaylar
unascertained parameters
belirsiz parametreler
the cause of the accident remains unascertained.
kaza nedenleri henüz belirlenemedi.
her feelings about the situation are still unascertained.
durumla ilgili duyguları hala kesinleşmedi.
the exact number of participants is unascertained.
katılımcı sayısı tam olarak belirlenemedi.
his whereabouts are currently unascertained.
şu anda nerede olduğu belirlenemedi.
the reasons for the delay are unascertained.
gecikme nedenleri belirlenemedi.
her intentions remain unascertained despite her words.
sözlerine rağmen niyetleri hala belirlenemedi.
the impact of the policy is still unascertained.
politikanın etkisi henüz belirlenemedi.
his motives were unascertained, leaving everyone puzzled.
onun motivasyonları belirlenemedi, bu da herkesi şaşkına çevirdi.
the findings of the research are unascertained at this stage.
araştırmanın bulguları bu aşamada belirlenemedi.
the implications of the decision remain unascertained.
kararın sonuçları hala belirlenemedi.
unascertained facts
belirsiz gerçekler
unascertained risks
belirsiz riskler
unascertained causes
belirsiz nedenler
unascertained values
belirsiz değerler
unascertained evidence
belirsiz kanıtlar
unascertained outcomes
belirsiz sonuçlar
unascertained information
belirsiz bilgiler
unascertained identities
belirsiz kimlikler
unascertained details
belirsiz detaylar
unascertained parameters
belirsiz parametreler
the cause of the accident remains unascertained.
kaza nedenleri henüz belirlenemedi.
her feelings about the situation are still unascertained.
durumla ilgili duyguları hala kesinleşmedi.
the exact number of participants is unascertained.
katılımcı sayısı tam olarak belirlenemedi.
his whereabouts are currently unascertained.
şu anda nerede olduğu belirlenemedi.
the reasons for the delay are unascertained.
gecikme nedenleri belirlenemedi.
her intentions remain unascertained despite her words.
sözlerine rağmen niyetleri hala belirlenemedi.
the impact of the policy is still unascertained.
politikanın etkisi henüz belirlenemedi.
his motives were unascertained, leaving everyone puzzled.
onun motivasyonları belirlenemedi, bu da herkesi şaşkına çevirdi.
the findings of the research are unascertained at this stage.
araştırmanın bulguları bu aşamada belirlenemedi.
the implications of the decision remain unascertained.
kararın sonuçları hala belirlenemedi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir