unavailability of exportable surplus
ihracat yapılabilir fazlalığın bulunmaması
The unavailability of the product caused frustration among the customers.
Ürünün bulunmaması, müşteriler arasında hayal kırıklığına neden oldu.
She expressed her disappointment at the unavailability of her favorite dessert.
En sevdiği tatlının bulunmaması karşısında hayal kırıklığını dile getirdi.
The unavailability of parking spaces made it difficult for employees to find a place to park.
Park yerlerinin bulunmaması, çalışanların park yeri bulmasını zorlaştırdı.
The unavailability of the internet connection disrupted the online meeting.
İnternet bağlantısının olmaması, çevrimiçi toplantıyı aksattı.
The unavailability of the teacher led to the cancellation of the class.
Öğretmenin olmaması, dersin iptaline yol açtı.
The unavailability of funds delayed the start of the construction project.
Fonların bulunmaması, inşaat projesinin başlangıcını geciktirdi.
The unavailability of the file prevented him from completing the report on time.
Dosyanın bulunmaması, raporu zamanında tamamlayamamasına neden oldu.
The unavailability of the service caused inconvenience for the customers.
Hizmetin bulunmaması, müşteriler için rahatsızlığa neden oldu.
The unavailability of the software resulted in a delay in the project timeline.
Yazılımın bulunmaması, proje zaman çizelgesinde bir gecikmeye neden oldu.
The unavailability of the venue forced them to reschedule the event.
Mekanın bulunmaması, etkinliği yeniden planlamalarına neden oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir