unctuousness in speech
konuşmada yağcılık
unctuousness of tone
tonlamada yağcılık
unctuousness of manner
davranış biçiminde yağcılık
unctuousness in behavior
davranışta yağcılık
unctuousness in writing
yazıda yağcılık
unctuousness of flattery
göz kırpmada yağcılık
unctuousness of character
karakterde yağcılık
unctuousness in politics
siyasette yağcılık
unctuousness of praise
övgülerde yağcılık
unctuousness in conversation
sohbetlerde yağcılık
his unctuousness made everyone feel uncomfortable during the meeting.
Onun yağcılığı toplantı sırasında herkesi rahatsız etti.
the politician's unctuousness was evident in his speech.
Politikacının yağcılığı konuşmasında belirgindi.
she tried to mask her unctuousness with a friendly smile.
Dost canlısı bir gülümsemeyle yağcılığını gizlemeye çalıştı.
his unctuousness was a clear attempt to win favor.
Onun yağcılığı, halka göz kulak olmak için açık bir girişimdi.
people often mistake unctuousness for genuine kindness.
İnsanlar genellikle yağcılığı gerçek nezaketle karıştırırlar.
her unctuousness quickly turned off potential clients.
Onun yağcılığı potansiyel müşterileri hızla uzaklaştırdı.
the unctuousness of the waiter annoyed many diners.
Garsonun yağcılığı birçok müşteriyi rahatsız etti.
his unctuousness was a tactic to manipulate the situation.
Onun yağcılığı durumu manipüle etmek için bir taktikti.
she spoke with unctuousness, trying to charm her audience.
Seyircisini büyülemeye çalışarak yağcı bir şekilde konuştu.
unctuousness can often be seen in sales pitches.
Yağcılık, satış konuşmalarında sıklıkla görülebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir