uncured

[US]/ʌnˈkjʊəd/
[UK]/ʌnˈkjʊrd/
Frequency: Very High

Translation

adj. tedavi edilmemiş veya iyileşmemiş

Phrases & Collocations

uncured meat

rafine edilmemiş et

uncured ham

rafine edilmemiş hindi eti

uncured bacon

rafine edilmemiş pastırma

uncured sausage

rafine edilmemiş sosis

uncured cheese

rafine edilmemiş peynir

uncured fish

rafine edilmemiş balık

uncured olives

rafine edilmemiş zeytin

uncured vegetables

rafine edilmemiş sebzeler

uncured products

rafine edilmemiş ürünler

uncured snacks

rafine edilmemiş atıştırmalıklar

Example Sentences

the uncured meat was not safe to eat.

İyileştirilmemiş et yenmesi için güvenli değildi.

he prefers uncured bacon for its natural flavor.

Doğal tadı için işlenmemiş pastırmayı tercih ediyor.

uncured cheese can have a stronger taste.

İşlenmemiş peynirin tadı daha yoğun olabilir.

many health experts advise against consuming uncured products.

Birçok sağlık uzmanı, işlenmemiş ürünlerin tüketilmesini önermiyor.

uncured olives are often used in mediterranean dishes.

İşlenmemiş zeytinler genellikle Akdeniz yemeklerinde kullanılır.

some people enjoy the taste of uncured meats.

Bazı insanlar işlenmemiş etlerin tadını beğenir.

uncured salami can be a delicious addition to a charcuterie board.

İşlenmemiş sucuk, bir şarküteri tepsisine lezzetli bir katkı olabilir.

they decided to avoid uncured fish due to health concerns.

Sağlık sorunları nedeniyle işlenmemiş balık yemekten kaçınmaya karar verdiler.

uncured prosciutto is a popular choice for sandwiches.

İşlenmemiş prosciutto, sandviçler için popüler bir seçimdir.

cooking uncured meats thoroughly can reduce health risks.

İşlenmemiş etleri iyice pişirmek sağlık risklerini azaltabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now