underpinned growth
büyüme temellerini attı
underpinned strategy
stratejinin temellerini attı
underpinned value
değerin temellerini attı
underpinned foundation
temellerini attı
underpinned development
gelişimin temellerini attı
underpinned policies
politikaların temellerini attı
underpinned research
araştırmanın temellerini attı
underpinned performance
performansın temellerini attı
underpinned framework
çerçevenin temellerini attı
underpinned principles
ilkelerin temellerini attı
the success of the project was underpinned by strong teamwork.
projenin başarısı güçlü bir ekip çalışmasıyla desteklendi.
her argument was underpinned by solid evidence.
onun argümanı sağlam kanıtlarla desteklendi.
the economy is underpinned by a robust manufacturing sector.
ekonomi, güçlü bir üretim sektörüyle destekleniyor.
trust is underpinned by transparency and honesty.
güven, şeffaflık ve dürüstlükle desteklenir.
the theory is underpinned by extensive research.
bu teori kapsamlı araştırmalarla destekleniyor.
his confidence was underpinned by years of experience.
onun özgüveni yılların deneyimiyle desteklendi.
the education system is underpinned by a strong curriculum.
eğitim sistemi güçlü bir müfredatla destekleniyor.
the relationship was underpinned by mutual respect.
ilişki karşılıklı saygıya dayanıyordu.
her career is underpinned by continuous learning.
onun kariyeri sürekli öğrenmeyle destekleniyor.
the community is underpinned by shared values.
topluluk ortak değerlere dayanır.
underpinned growth
büyüme temellerini attı
underpinned strategy
stratejinin temellerini attı
underpinned value
değerin temellerini attı
underpinned foundation
temellerini attı
underpinned development
gelişimin temellerini attı
underpinned policies
politikaların temellerini attı
underpinned research
araştırmanın temellerini attı
underpinned performance
performansın temellerini attı
underpinned framework
çerçevenin temellerini attı
underpinned principles
ilkelerin temellerini attı
the success of the project was underpinned by strong teamwork.
projenin başarısı güçlü bir ekip çalışmasıyla desteklendi.
her argument was underpinned by solid evidence.
onun argümanı sağlam kanıtlarla desteklendi.
the economy is underpinned by a robust manufacturing sector.
ekonomi, güçlü bir üretim sektörüyle destekleniyor.
trust is underpinned by transparency and honesty.
güven, şeffaflık ve dürüstlükle desteklenir.
the theory is underpinned by extensive research.
bu teori kapsamlı araştırmalarla destekleniyor.
his confidence was underpinned by years of experience.
onun özgüveni yılların deneyimiyle desteklendi.
the education system is underpinned by a strong curriculum.
eğitim sistemi güçlü bir müfredatla destekleniyor.
the relationship was underpinned by mutual respect.
ilişki karşılıklı saygıya dayanıyordu.
her career is underpinned by continuous learning.
onun kariyeri sürekli öğrenmeyle destekleniyor.
the community is underpinned by shared values.
topluluk ortak değerlere dayanır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir