undersaturated solution
doymamış çözüm
undersaturated vapor
doymamış buhar
undersaturated condition
doymamış koşul
undersaturated air
doymamış hava
undersaturated region
doymamış bölge
undersaturated mixture
doymamış karışım
undersaturated layer
doymamış tabaka
undersaturated phase
doymamış faz
undersaturated environment
doymamış ortam
the painting looks undersaturated and lacks vibrancy.
tablonun doygunluğu düşük ve canlılığı yok.
his undersaturated emotions made it hard for him to connect.
duygusal boşluğu, onun bağlantı kurmasını zorlaştırdı.
the undersaturated market presents a unique opportunity for new businesses.
doymamış pazar, yeni işletmeler için eşsiz bir fırsat sunuyor.
she prefers an undersaturated color palette for her designs.
tasarımları için doygun olmayan bir renk paleti tercih ediyor.
the photographer intentionally used undersaturated tones in the photo.
fotoğrafçı, fotoğrafta kasıtlı olarak doygun olmayan tonlar kullandı.
undersaturated solutions can be difficult to work with in chemistry.
doymamış çözümler, kimyada çalışmakta zor olabilir.
the landscape appeared undersaturated under the cloudy sky.
bulutlu gökyüzü altında manzara cansız görünüyordu.
he described the flavor as undersaturated, lacking depth.
lezzeti yüzeysiz ve derinlikten yoksun olarak tanımladı.
they decided to adjust the undersaturated colors in the graphic design.
grafik tasarımda doygun olmayan renkleri ayarlamaya karar verdiler.
the undersaturated lighting created a moody atmosphere in the room.
doymamış aydınlatma, odada kasvetli bir atmosfer yarattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir