Avoid making intuitively obvious but unfounded assertions.
Sezgi yoluyla açık ama temelsiz iddialarda bulunmaktan kaçının.
The rumors about her being fired were completely unfounded.
Onun işten atıldığına dair söylentiler tamamen asılsızdı.
He was accused of spreading unfounded allegations about his colleague.
Meslektaşı hakkında asılsız iddialar yaydığı suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
The lawsuit was dismissed due to unfounded claims.
Asılsız iddialar nedeniyle dava düşürüldü.
She was upset by the unfounded criticism of her work.
Çalışmasına yönelik asılsız eleştirilerden dolayı üzüldü.
The police determined that the report of a suspicious person was unfounded.
Polis, şüpheli bir şahıs ihbarının asılsız olduğunu tespit etti.
The company denied the unfounded rumors of bankruptcy.
Şirket, iflasla ilgili asılsız söylentileri reddetti.
The unfounded accusations tarnished his reputation.
Asılsız suçlamalar itibarını zedeledi.
She was relieved when the unfounded suspicions were cleared.
Asılsız şüphelerin giderildiğini öğrenince rahatladı.
The unfounded fear of failure held him back from pursuing his dreams.
Başarısızlık korkusu, hayallerinin peşinden gitmesini engelledi.
The unfounded assumptions led to misunderstandings among team members.
Asılsız varsayımlar, ekip üyeleri arasında yanlış anlamalara yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir