unlikeable

[US]/ʌnˈlaɪkəbl/
[UK]/ʌnˈlaɪkəbl/
Frequency: Very High

Translation

adj. hoş olmayan; hoş karşılanmayan veya kabul edilmeyen

Phrases & Collocations

unlikeable character

hoş olmayan karakter

unlikeable person

hoş olmayan kişi

unlikeable traits

hoş olmayan özellikler

unlikeable behavior

hoş olmayan davranış

unlikeable qualities

hoş olmayan nitelikler

unlikeable reputation

hoş olmayan ün

unlikeable personality

hoş olmayan kişilik

unlikeable remarks

hoş olmayan yorumlar

unlikeable opinions

hoş olmayan fikirler

unlikeable attitude

hoş olmayan tutum

Example Sentences

his unlikeable personality made it hard for him to make friends.

Onun sevimsiz kişiliği, arkadaş edinmesini zorlaştırdı.

she found his unlikeable behavior quite off-putting.

Onun antipatik davranışını oldukça itici buldu.

many people find arrogance to be an unlikeable trait.

Birçok insan, kibiri sevimsiz bir özellik olarak buluyor.

his unlikeable comments during the meeting created tension.

Toplantı sırasında yaptığı antipatik yorumlar gerginlik yarattı.

despite his talent, his unlikeable attitude held him back.

Yeteneğine rağmen, antipatik tavırları onu geriye götürdü.

she couldn't understand why he was so unlikeable to everyone.

Neden herkes tarafından bu kadar sevimsiz bulunduğunu anlayamadı.

his unlikeable nature often led to misunderstandings.

Onun sevimsiz yapısı sık sık yanlış anlamalara yol açtı.

people tend to avoid him because of his unlikeable demeanor.

Antipatik tavırları nedeniyle insanlar ondan kaçınma eğiliminde.

her unlikeable remarks during the discussion were unnecessary.

Tartışma sırasında yaptığı antipatik yorumlar gereksizdi.

being unlikeable can impact one's career negatively.

Sevimsiz olmak birinin kariyerini olumsuz etkileyebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now