unwrinkled

[US]/ʌnˈrɪŋkld/
[UK]/ʌnˈrɪŋkəld/
Frequency: Very High

Translation

adj. pürüzsüz ve kırışıklıklardan arınmış

Phrases & Collocations

unwrinkled shirt

buruşmayan gömlek

unwrinkled paper

buruşmayan kağıt

unwrinkled face

buruşmamış yüz

unwrinkled fabric

buruşmayan kumaş

unwrinkled dress

buruşmayan elbise

unwrinkled skin

buruşmamış cilt

unwrinkled sheet

buruşmayan nevresim

unwrinkled blouse

buruşmayan bluz

unwrinkled curtain

buruşmayan perde

unwrinkled tablecloth

buruşmayan masa örtüsü

Example Sentences

her dress was perfectly unwrinkled for the event.

etecadına göre elbisesi olay için mükemmel şekilde kırışmamıştı.

he always makes sure his shirts are unwrinkled before meetings.

toplantılardan önce gömleklerinin kırışmamasına her zaman dikkat eder.

the unwrinkled paper impressed the client.

kırışmamış kağıt müşteriyi etkiledi.

after ironing, the tablecloth looked unwrinkled.

ütüledikten sonra, masa örtüsü kırışmamış görünüyordu.

she prefers unwrinkled clothes for her professional appearance.

profesyonel görünümü için kırışmamış giysileri tercih eder.

the unwrinkled fabric felt smooth against her skin.

kırışmamış kumaş tenine karşı pürüzsüz hissedildi.

he took pride in his unwrinkled trousers.

kırışmamış pantolonlarından gurur duydu.

the unwrinkled flag flew high in the wind.

kırışmamış bayrak rüzgarda yükseklerde dalgalandı.

she admired the unwrinkled pages of the new book.

yeni kitabın kırışmamış sayfelerine hayran kaldı.

they ensured the presentation slides were unwrinkled and clear.

sunum slaytlarının kırışmamış ve net olduğundan emin oldular.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now