recent uptick
son zamanlardaki artış
noticeable uptick
gözle görülür artış
sharp uptick
keskin artış
uptick trend
artış eğilimi
uptick in sales
satışlarda artış
uptick in demand
talepte artış
uptick observed
gözlemlenen artış
uptick reported
bildirilen artış
uptick noted
belirtilen artış
consistent uptick
tutarlı artış
the company reported an uptick in sales last quarter.
şirket geçen çeyrekte satışlarda bir artış olduğunu bildirdi.
there has been a noticeable uptick in online shopping.
çevrimiçi alışverişte gözle görülür bir artış oldu.
we are seeing an uptick in customer inquiries.
müşteri sorgularında bir artış görüyoruz.
the uptick in job openings is encouraging for the economy.
iş ilanlarında yaşanan artış, ekonomi için umut verici.
investors are excited about the recent uptick in stock prices.
yatırımcılar, hisse senedi fiyatlarında yaşanan son artıştan heyecan duyuyor.
there was a slight uptick in attendance at the event.
etkinliğe katılımda hafif bir artış oldu.
the uptick in tourism has benefited local businesses.
turizmdeki artış yerel işletmelere fayda sağladı.
analysts predict an uptick in economic growth next year.
analistler önümüzdeki yıl ekonomik büyümede bir artış bekliyor.
we noticed an uptick in social media engagement.
sosyal medya etkileşiminde bir artış fark ettik.
the recent uptick in crime rates is concerning.
son zamanlarda suç oranlarında yaşanan artış endişe verici.
recent uptick
son zamanlardaki artış
noticeable uptick
gözle görülür artış
sharp uptick
keskin artış
uptick trend
artış eğilimi
uptick in sales
satışlarda artış
uptick in demand
talepte artış
uptick observed
gözlemlenen artış
uptick reported
bildirilen artış
uptick noted
belirtilen artış
consistent uptick
tutarlı artış
the company reported an uptick in sales last quarter.
şirket geçen çeyrekte satışlarda bir artış olduğunu bildirdi.
there has been a noticeable uptick in online shopping.
çevrimiçi alışverişte gözle görülür bir artış oldu.
we are seeing an uptick in customer inquiries.
müşteri sorgularında bir artış görüyoruz.
the uptick in job openings is encouraging for the economy.
iş ilanlarında yaşanan artış, ekonomi için umut verici.
investors are excited about the recent uptick in stock prices.
yatırımcılar, hisse senedi fiyatlarında yaşanan son artıştan heyecan duyuyor.
there was a slight uptick in attendance at the event.
etkinliğe katılımda hafif bir artış oldu.
the uptick in tourism has benefited local businesses.
turizmdeki artış yerel işletmelere fayda sağladı.
analysts predict an uptick in economic growth next year.
analistler önümüzdeki yıl ekonomik büyümede bir artış bekliyor.
we noticed an uptick in social media engagement.
sosyal medya etkileşiminde bir artış fark ettik.
the recent uptick in crime rates is concerning.
son zamanlarda suç oranlarında yaşanan artış endişe verici.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir