She uses her time usefully by reading books.
O, kitap okuyarak zamanını faydalı bir şekilde geçiriyor.
Studying a new language can be usefully done through immersion.
Yeni bir dil öğrenmek, tam olarak kendinizi içine atarak faydalı bir şekilde yapılabilir.
Using a planner can help you use your time more usefully.
Bir planlayıcı kullanmak, zamanınızı daha faydalı kullanmanıza yardımcı olabilir.
Regular exercise can be usefully combined with a healthy diet.
Düzenli egzersiz, sağlıklı bir beslenme ile faydalı bir şekilde birleştirilebilir.
Learning to cook can be a usefully practical skill.
Pişirme öğrenmek faydalı ve pratik bir beceri olabilir.
Volunteering usefully contributes to the community.
Gönüllülük, topluluğa faydalı bir katkıda bulunur.
Using technology usefully requires understanding its capabilities.
Teknolojiyi faydalı bir şekilde kullanmak, yeteneklerini anlamayı gerektirir.
Budgeting usefully involves tracking expenses and income.
Bütçeleme faydalı bir şekilde harcamaları ve geliri takip etmeyi içerir.
Collaborating with others can usefully enhance creativity.
Başkalarıyla işbirliği yapmak yaratıcılığı faydalı bir şekilde geliştirebilir.
Listening actively can be usefully applied in communication.
Aktif olarak dinlemek iletişimde faydalı bir şekilde kullanılabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir