vakifs

[ABD]/ˈvækɪfs/
[İngiltere]/ˈvækɪfs/

Çeviri

n. vakif kelimesinin çoğulu

İfadeler ve Kalıplar

the vakifs

Vakıflar

ancient vakifs

Eski vakıflar

ottoman vakifs

Osmanlı vakıfları

vakif system

Vakıf sistemi

vakif lands

Vakıf toprakları

establishing vakifs

Vakıf kurma

managing vakifs

Vakıfları yönetme

vakif properties

Vakıf malları

historical vakifs

Tarihi vakıflar

supporting vakifs

Vakıfları destekleme

Örnek Cümleler

the vakif system has been an important part of ottoman society for centuries.

Vakıf sistemi, Osmanlı toplumunun yüzyıllardır önemli bir parçası olmuştur.

many historic mosques were built and maintained through vakif endowments.

Birçok tarihi cami, vakıf bağışları sayesinde inşa edilmiş ve korunmuştur.

the vakif properties in the old city are now managed by a new authority.

Eski şehirdeki vakıf malları artık yeni bir otorite tarafından yönetilmektedir.

scholars are studying the legal framework governing vakifs in the ottoman empire.

Uzmanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nda vakıfları düzenleyen hukuki çerçeveyi incelemektedir.

the government decided to restore several abandoned vakif buildings.

Hükümet, birkaç terk edilmiş vakıf binasını onarmaya karar verdi.

vakif institutions provided educational opportunities for many students.

Vakıf kurumları, birçok öğrenciye eğitim fırsatı sundu.

the management of vakif lands has been controversial in recent years.

Vakıf arazilerinin yönetimi son yıllarda tartışmalı olmuştur.

historians have documented how vakif endowments supported urban development.

Tarihçiler, vakıf bağışlarının kentsel gelişimi nasıl desteklediğini belgeledi.

the traditional vakif structure allowed charitable activities to continue indefinitely.

Geleneksel vakıf yapısı, hayırsever faaliyetlerin sonsuza kadar devam etmesine olanak tanımıştır.

modern reforms have changed how vakifs operate in turkey today.

Modern reformlar, Türkiye'de vakıfların bugün nasıl çalıştığını değiştirdi.

the vakif donated land for the construction of a new hospital.

Vakıf, yeni bir hastane inşa etmek için arazi bağışladı.

charitable vakifs continue to serve communities across the region.

Hayırsever vakıflar, bölgedeki topluluklara hizmetini sürdürüyor.

the archives contain detailed records of vakif administration from the eighteenth century.

Arşivler, 18. yüzyıldan itibaren vakıf yönetimiyle ilgili detaylı kayıtlar içeriyor.

local residents are appealing the decision to sell vakif property to developers.

Yerel sakinler, vakıf mülkünün geliştiricilere satılmasına karar verilmesine itiraz etmektedir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir