varyingly applied
Turkish_translation
this phenomenon has been varyingly described as either revolutionary or merely evolutionary by scholars.
Bu olgu, bilim insanları tarafından bazen devrimci, bazen de sadece evrimsel olarak tanımlanmıştır.
the new regulations are varyingly interpreted by different government agencies across the country.
Yeni düzenlemeler, ülke genelindeki farklı devlet kurumları tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır.
the term "democracy" is varyingly defined in political science, philosophy, and everyday usage.
“Demokrasi” terimi, siyaset bilimi, felsefe ve gündelik kullanımda farklı şekillerde tanımlanır.
this plant species has been varyingly classified by botanists over the past two centuries.
Bu bitki türü, son iki yüzyıl boyunca botanikçiler tarafından farklı şekillerde sınıflandırılmıştır.
his unconventional methods are varyingly considered either genius or recklessness by his colleagues.
Onun alışılmadık yöntemleri, meslektaşları tarafından bazen dahilik, bazen de dikkatsizlik olarak değerlendirilmektedir.
the modernist building is varyingly regarded as either an eyesore or an architectural masterpiece.
Modernist bina, bazen çirkin, bazen de mimari bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir.
this music style is varyingly referred to as jazz, blues, or soul depending on the region.
Bu müzik tarzı, bölgeye bağlı olarak bazen caz, bazen blues, bazen de soul olarak anılır.
the chemical compound is varyingly labeled as dangerous or completely safe based on concentration.
Bu kimyasal bileşik, konsantrasyona bağlı olarak bazen tehlikeli, bazen de tamamen güvenli olarak etiketlenir.
historical figures are varyingly characterized as heroes or villains depending on perspective.
Tarihi figürler, perspektife bağlı olarak bazen kahraman, bazen de kötü adam olarak karakterize edilir.
the controversial policy has been varyingly received by critics, ranging from praise to harsh condemnation.
Bu tartışmalı politika, eleştirmenler tarafından bazen övgüyle, bazen de sert kınamayla farklı şekillerde karşılanmıştır.
the economic reforms are varyingly viewed as progressive steps or dangerous experiments by economists.
Bu ekonomik reformlar, ekonomistler tarafından bazen ilerici adımlar, bazen de tehlikeli deneyler olarak farklı şekillerde değerlendirilmektedir.
this artistic movement is varyingly termed impressionism or post-impressionism by art historians.
Bu sanatsal hareket, sanat tarihçileri tarafından bazen empresyonizm, bazen de post-empresyonizm olarak farklı şekillerde adlandırılır.
varyingly applied
Turkish_translation
this phenomenon has been varyingly described as either revolutionary or merely evolutionary by scholars.
Bu olgu, bilim insanları tarafından bazen devrimci, bazen de sadece evrimsel olarak tanımlanmıştır.
the new regulations are varyingly interpreted by different government agencies across the country.
Yeni düzenlemeler, ülke genelindeki farklı devlet kurumları tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır.
the term "democracy" is varyingly defined in political science, philosophy, and everyday usage.
“Demokrasi” terimi, siyaset bilimi, felsefe ve gündelik kullanımda farklı şekillerde tanımlanır.
this plant species has been varyingly classified by botanists over the past two centuries.
Bu bitki türü, son iki yüzyıl boyunca botanikçiler tarafından farklı şekillerde sınıflandırılmıştır.
his unconventional methods are varyingly considered either genius or recklessness by his colleagues.
Onun alışılmadık yöntemleri, meslektaşları tarafından bazen dahilik, bazen de dikkatsizlik olarak değerlendirilmektedir.
the modernist building is varyingly regarded as either an eyesore or an architectural masterpiece.
Modernist bina, bazen çirkin, bazen de mimari bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir.
this music style is varyingly referred to as jazz, blues, or soul depending on the region.
Bu müzik tarzı, bölgeye bağlı olarak bazen caz, bazen blues, bazen de soul olarak anılır.
the chemical compound is varyingly labeled as dangerous or completely safe based on concentration.
Bu kimyasal bileşik, konsantrasyona bağlı olarak bazen tehlikeli, bazen de tamamen güvenli olarak etiketlenir.
historical figures are varyingly characterized as heroes or villains depending on perspective.
Tarihi figürler, perspektife bağlı olarak bazen kahraman, bazen de kötü adam olarak karakterize edilir.
the controversial policy has been varyingly received by critics, ranging from praise to harsh condemnation.
Bu tartışmalı politika, eleştirmenler tarafından bazen övgüyle, bazen de sert kınamayla farklı şekillerde karşılanmıştır.
the economic reforms are varyingly viewed as progressive steps or dangerous experiments by economists.
Bu ekonomik reformlar, ekonomistler tarafından bazen ilerici adımlar, bazen de tehlikeli deneyler olarak farklı şekillerde değerlendirilmektedir.
this artistic movement is varyingly termed impressionism or post-impressionism by art historians.
Bu sanatsal hareket, sanat tarihçileri tarafından bazen empresyonizm, bazen de post-empresyonizm olarak farklı şekillerde adlandırılır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir