veracious account
doğru anlatı
veracious source
doğru kaynak
veracious statement
doğru ifade
veracious witness
doğru tanık
veracious report
doğru rapor
veracious narrative
doğru anlatı
veracious information
doğru bilgi
veracious character
dürüst karakter
veracious claim
doğru iddia
veracious testimony
doğru tanıklık
the journalist is known for her veracious reporting.
gazeteci, doğru haber yapısıyla tanınıyor.
he has a veracious memory for details.
detaylar için gerçekçi bir hafızası var.
her veracious nature makes her a trustworthy friend.
doğru doğası, onu güvenilir bir arkadaş yapıyor.
the historian provided a veracious account of the events.
tarihçi, olayların doğru bir anlatımını sağladı.
it's important to have veracious sources for your research.
araştırmanız için güvenilir kaynaklara sahip olmak önemlidir.
he is known for his veracious commentary on political issues.
siyasi konular hakkında yorumları ile doğru bilgisiyle tanınıyor.
her veracious statements were backed by solid evidence.
doğru beyanları sağlam kanıtlarla desteklendi.
in a world full of lies, being veracious is a rare quality.
yalanlarla dolu bir dünyada, doğru olmak nadir bir özelliktir.
we need veracious feedback to improve our services.
hizmetlerimizi geliştirmek için doğru geri bildirimlere ihtiyacımız var.
his veracious insights into the market are highly valued.
marketa ilişkin doğru görüşleri oldukça değerlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir