The skyscraper's design emphasizes verticality.
Gökyüzünün tasarımı, dikey vurguyu ön plana çıkarıyor.
The verticality of the cliffs made them challenging to climb.
Uçurumların dikey yapısı, tırmanmayı zorlaştırıyordu.
The artist used lines to create a sense of verticality in the painting.
Sanatçı, tabloda dikey bir his yaratmak için çizgiler kullandı.
Verticality is an important concept in architecture and design.
Dikey, mimari ve tasarımda önemli bir kavramdır.
The dancer's movements emphasized the verticality of her body.
Dansçının hareketleri, vücudunun dikey yapısını vurguladı.
The verticality of the trees in the forest created a striking silhouette.
Ormandaki ağaçların dikey yapısı, çarpıcı bir siluet oluşturdu.
The skyscraper's verticality stood out against the horizon.
Gökyüzünün dikey yapısı ufka karşı öne çıkıyordu.
The verticality of the waterfall made it a popular spot for rock climbing.
Şelalenin dikey yapısı, onu kaya tırmanışı için popüler bir yer haline getirdi.
The verticality of the bookshelves maximized storage space in the small room.
Kitaplıkların dikey yapısı, küçük odada depolama alanını en üst düzeye çıkardı.
The cathedral's design emphasized height and verticality to inspire awe.
Katedralin tasarımı, hayranlık uyandırmak için yüksekliği ve dikey vurguyu ön plana çıkardı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir