| Plural | villainages |
feudal villainage
feodal köylenme
villainage system
köylenme sistemi
serf villainage
köle köylenmesi
villainage rights
köylenme hakları
villainage status
köylenme durumu
end villainage
köylenmenin sonu
villainage obligations
köylenme yükümlülükleri
villainage duties
köylenme görevleri
abolish villainage
köylenmeyi kaldırmak
villainage law
köylenme kanunu
his villainage was evident in the way he plotted against the hero.
Onun kötülüğü, kahramana karşı planlar yapma şeklinden belliydi.
the story's villainage added depth to the character's motivations.
Hikayedeki kötülük, karakterin motivasyonlarına derinlik kattı.
she portrayed the villainage with such skill that the audience was captivated.
Kötülüğü o kadar beceriyle tasvir etti ki, seyirciler büyülenmişti.
the villainage in the film was both entertaining and thought-provoking.
Filmdeki kötülük hem eğlenceli hem de düşündürücüydü.
his villainage was masked by a charming smile.
Onun kötülüğü, çekici bir gülümsemeyle maskelendi.
in literature, villainage often serves as a foil to the hero.
Edebiyatta, kötülük genellikle kahramanın zıtlığı olarak hizmet eder.
the villainage of the antagonist drove the plot forward.
Düşmanın kötülüğü, olay örgüsünü ilerletiyordu.
understanding the villainage helps to appreciate the story's complexity.
Kötülüğü anlamak, hikayenin karmaşıklığını takdir etmeye yardımcı olur.
his villainage was revealed through his treacherous actions.
Onun kötülüğü, hain eylemleriyle ortaya çıktı.
the villainage in the play was a commentary on societal issues.
Oyundaki kötülük, toplumsal sorunlara yönelik bir yorumdu.
feudal villainage
feodal köylenme
villainage system
köylenme sistemi
serf villainage
köle köylenmesi
villainage rights
köylenme hakları
villainage status
köylenme durumu
end villainage
köylenmenin sonu
villainage obligations
köylenme yükümlülükleri
villainage duties
köylenme görevleri
abolish villainage
köylenmeyi kaldırmak
villainage law
köylenme kanunu
his villainage was evident in the way he plotted against the hero.
Onun kötülüğü, kahramana karşı planlar yapma şeklinden belliydi.
the story's villainage added depth to the character's motivations.
Hikayedeki kötülük, karakterin motivasyonlarına derinlik kattı.
she portrayed the villainage with such skill that the audience was captivated.
Kötülüğü o kadar beceriyle tasvir etti ki, seyirciler büyülenmişti.
the villainage in the film was both entertaining and thought-provoking.
Filmdeki kötülük hem eğlenceli hem de düşündürücüydü.
his villainage was masked by a charming smile.
Onun kötülüğü, çekici bir gülümsemeyle maskelendi.
in literature, villainage often serves as a foil to the hero.
Edebiyatta, kötülük genellikle kahramanın zıtlığı olarak hizmet eder.
the villainage of the antagonist drove the plot forward.
Düşmanın kötülüğü, olay örgüsünü ilerletiyordu.
understanding the villainage helps to appreciate the story's complexity.
Kötülüğü anlamak, hikayenin karmaşıklığını takdir etmeye yardımcı olur.
his villainage was revealed through his treacherous actions.
Onun kötülüğü, hain eylemleriyle ortaya çıktı.
the villainage in the play was a commentary on societal issues.
Oyundaki kötülük, toplumsal sorunlara yönelik bir yorumdu.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now