vivifier

[US]/ˈvɪvɪfaɪə/
[UK]/ˈvɪvɪfaɪər/

Translation

n. canlandıran biri; canlandıran bir şey

Phrases & Collocations

energy vivifier

enerji canlandırıcı

natural vivifier

doğal canlandırıcı

spiritual vivifier

manevi canlandırıcı

creative vivifier

yaratıcı canlandırıcı

vitality vivifier

canlılık canlandırıcı

social vivifier

sosyal canlandırıcı

cultural vivifier

kültürel canlandırıcı

emotional vivifier

duygusal canlandırıcı

environmental vivifier

çevresel canlandırıcı

holistic vivifier

bütüncül canlandırıcı

Example Sentences

the artist is a vivifier of the local culture.

sanatçı, yerel kültürü canlandıran biridir.

her laughter served as a vivifier for the dull party.

kahkahası sıkıcı partiye canlılık getirdi.

education can be a vivifier for personal growth.

eğitim kişisel gelişim için canlandırıcı olabilir.

he is known as a vivifier in the world of fashion.

moda dünyasında canlandırıcı olarak tanınır.

the new policies act as vivifiers for the economy.

yeni politikalar ekonomiye canlılık getirmektedir.

music is a vivifier for the soul.

müzik ruh için bir canlandırıcıdır.

the coach was a vivifier for the team's spirit.

antrenör, takımın ruhu için bir canlandırıcıydı.

travel can be a vivifier of one's perspective.

seyahat, birinin bakış açısını canlandırabilir.

nature acts as a vivifier for our mental health.

doğa, zihinsel sağlığımız için bir canlandırıcı görevi görür.

her passion for life is a vivifier for those around her.

yaşam tutkusu, etrafındaki insanlar için bir canlandırıcıdır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now