legal voidances
hukuki geçersizlikler
contract voidances
sözleşme geçersizlikleri
voidances analysis
geçersizlik analizi
voidances process
geçersizlik süreci
voidances issues
geçersizlik sorunları
voidances claims
geçersizlik talepleri
voidances remedies
geçersizliklere karşı çareler
voidances procedures
geçersizlik prosedürleri
voidances effects
geçersizliklerin etkileri
voidances rules
geçersizlik kuralları
his voidances of responsibility led to serious consequences.
sorumluluklarından kaçınmaları ciddi sonuçlara yol açtı.
she made several voidances in her report to avoid criticism.
eleştirilerden kaçınmak için raporunda birkaç kaçınma yaptı.
his constant voidances during the meeting frustrated the team.
toplantı sırasında sürekli kaçınmaları ekibi hayal kırıklığına uğrattı.
voidances in communication can lead to misunderstandings.
iletişimdeki kaçınmalar yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
they noticed her voidances when discussing sensitive topics.
duyarlı konuları tartışırken kaçınmalarını fark ettiler.
his voidances of commitment made it hard to trust him.
taahhütlerden kaçınmaları ona güvenmeyi zorlaştırdı.
she used voidances as a tactic to deflect the questions.
soruları savuşturmak için kaçınmayı bir taktik olarak kullandı.
his voidances were evident in his body language.
kaçınmaları beden dilinde belirgindi.
they discussed the voidances in their relationship openly.
ilişkilerindeki kaçınmaları açıkça konuştular.
her voidances during the interview cost her the job.
mülakat sırasındaki kaçınmaları işini kaybetmesine neden oldu.
legal voidances
hukuki geçersizlikler
contract voidances
sözleşme geçersizlikleri
voidances analysis
geçersizlik analizi
voidances process
geçersizlik süreci
voidances issues
geçersizlik sorunları
voidances claims
geçersizlik talepleri
voidances remedies
geçersizliklere karşı çareler
voidances procedures
geçersizlik prosedürleri
voidances effects
geçersizliklerin etkileri
voidances rules
geçersizlik kuralları
his voidances of responsibility led to serious consequences.
sorumluluklarından kaçınmaları ciddi sonuçlara yol açtı.
she made several voidances in her report to avoid criticism.
eleştirilerden kaçınmak için raporunda birkaç kaçınma yaptı.
his constant voidances during the meeting frustrated the team.
toplantı sırasında sürekli kaçınmaları ekibi hayal kırıklığına uğrattı.
voidances in communication can lead to misunderstandings.
iletişimdeki kaçınmalar yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
they noticed her voidances when discussing sensitive topics.
duyarlı konuları tartışırken kaçınmalarını fark ettiler.
his voidances of commitment made it hard to trust him.
taahhütlerden kaçınmaları ona güvenmeyi zorlaştırdı.
she used voidances as a tactic to deflect the questions.
soruları savuşturmak için kaçınmayı bir taktik olarak kullandı.
his voidances were evident in his body language.
kaçınmaları beden dilinde belirgindi.
they discussed the voidances in their relationship openly.
ilişkilerindeki kaçınmaları açıkça konuştular.
her voidances during the interview cost her the job.
mülakat sırasındaki kaçınmaları işini kaybetmesine neden oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir