loud wailing
sesli ağlama
wailing in pain
acıyla inleme
wailing and sobbing
inleme ve ağlama
wailing mournfully
hüzünlü bir şekilde inleme
The child is wailing for the toy.
Çocuk oyuncak için ağlıyor.
Deviate Fish -These are fishable in the Barrens in Wailing Caverns.
Deviate Balıkları -Bunlar, Wailing Mağaraları'ndaki Barrens'de yakalanabilir.
Not before dark night did the men and women come back to the children, wailing and breadless.
Karanlık gece gelmeden önce, erkekler ve kadınlar çocuklara dönmediler, ağlayarak ve ekmeksiz.
The wailing sirens could be heard in the distance.
Uzakta sirenlerin ağlayışı duyulabiliyordu.
The wailing of the wind kept me up all night.
Rüzgarın uluması beni tüm gece uyandırtıyordu.
She was wailing in grief at the funeral.
Cenazede yas nedeniyle ağlıyordu.
The wailing of the newborn baby filled the hospital room.
Yeni doğan bebeğin ağlaması hastane odasını doldurdu.
The wailing woman was comforted by her friends.
Ağlayan kadın arkadaşları tarafından teselli edildi.
The wailing sound of the violin echoed through the concert hall.
Kemanın uluyan sesi konser salonunda yankılandı.
The wailing child was soothed by his mother's lullaby.
Ağlayan çocuk annesinin ninna ninnasıyla sakinleştirildi.
The wailing of the injured animal was heart-wrenching.
Yaralı hayvanın ağlaması yürek parçalıyordu.
The wailing of the storm outside made the house feel eerie.
Dışarıdaki fırtınanın uluması evi tuhaf hissettirdi.
The wailing ghostly figure disappeared into the darkness.
Ağlayan hayalet figürü karanlığa karıştı.
loud wailing
sesli ağlama
wailing in pain
acıyla inleme
wailing and sobbing
inleme ve ağlama
wailing mournfully
hüzünlü bir şekilde inleme
The child is wailing for the toy.
Çocuk oyuncak için ağlıyor.
Deviate Fish -These are fishable in the Barrens in Wailing Caverns.
Deviate Balıkları -Bunlar, Wailing Mağaraları'ndaki Barrens'de yakalanabilir.
Not before dark night did the men and women come back to the children, wailing and breadless.
Karanlık gece gelmeden önce, erkekler ve kadınlar çocuklara dönmediler, ağlayarak ve ekmeksiz.
The wailing sirens could be heard in the distance.
Uzakta sirenlerin ağlayışı duyulabiliyordu.
The wailing of the wind kept me up all night.
Rüzgarın uluması beni tüm gece uyandırtıyordu.
She was wailing in grief at the funeral.
Cenazede yas nedeniyle ağlıyordu.
The wailing of the newborn baby filled the hospital room.
Yeni doğan bebeğin ağlaması hastane odasını doldurdu.
The wailing woman was comforted by her friends.
Ağlayan kadın arkadaşları tarafından teselli edildi.
The wailing sound of the violin echoed through the concert hall.
Kemanın uluyan sesi konser salonunda yankılandı.
The wailing child was soothed by his mother's lullaby.
Ağlayan çocuk annesinin ninna ninnasıyla sakinleştirildi.
The wailing of the injured animal was heart-wrenching.
Yaralı hayvanın ağlaması yürek parçalıyordu.
The wailing of the storm outside made the house feel eerie.
Dışarıdaki fırtınanın uluması evi tuhaf hissettirdi.
The wailing ghostly figure disappeared into the darkness.
Ağlayan hayalet figürü karanlığa karıştı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir