| Plural | walkie-talkies |
using a walkie-talkie
bir telsiz kullanmak
walkie-talkies work
telsizler çalışıyor
bought a walkie-talkie
bir telsiz aldım
walkie-talkie range
telsizin menzili
walkie-talkie channel
telsiz kanalı
walkie-talkie talk
telsizden konuşmak
walkie-talkie battery
telsizin pili
walkie-talkie call
telsizden çağırmak
walkie-talkie signal
telsiz sinyali
the security guard used a walkie-talkie to report the incident.
Güvenlik görevlisi olayı bildirmek için telsiz kullandı.
we relied on walkie-talkies to communicate during the hike.
Yürüyüş sırasında iletişim kurmak için telsizlere güvendik.
he adjusted the volume on his walkie-talkie to hear better.
Daha iyi duymak için telsizinin sesini ayarladı.
the construction workers used walkie-talkies to coordinate their efforts.
İnşaat işçileri çalışmalarını koordine etmek için telsizler kullandılar.
she kept the walkie-talkie charged for emergencies.
Acil durumlar için telsizini şarjlı tuttu.
the film crew used walkie-talkies to manage the set.
Film ekibi seti yönetmek için telsizler kullandı.
he carried a small walkie-talkie in his pocket.
Cebinde küçük bir telsiz taşıdı.
they practiced using walkie-talkies for disaster relief.
Afet yardımı için telsiz kullanmayı pratik yaptılar.
the park ranger monitored the trails with a walkie-talkie.
Park bekçisi, bir telsiz ile parkurları izledi.
the children enjoyed playing with a walkie-talkie set.
Çocuklar bir telsiz setiyle oynamaktan keyif aldılar.
he switched channels on the walkie-talkie to find a clear signal.
Net bir sinyal bulmak için telsizdeki kanalları değiştirdi.
using a walkie-talkie
bir telsiz kullanmak
walkie-talkies work
telsizler çalışıyor
bought a walkie-talkie
bir telsiz aldım
walkie-talkie range
telsizin menzili
walkie-talkie channel
telsiz kanalı
walkie-talkie talk
telsizden konuşmak
walkie-talkie battery
telsizin pili
walkie-talkie call
telsizden çağırmak
walkie-talkie signal
telsiz sinyali
the security guard used a walkie-talkie to report the incident.
Güvenlik görevlisi olayı bildirmek için telsiz kullandı.
we relied on walkie-talkies to communicate during the hike.
Yürüyüş sırasında iletişim kurmak için telsizlere güvendik.
he adjusted the volume on his walkie-talkie to hear better.
Daha iyi duymak için telsizinin sesini ayarladı.
the construction workers used walkie-talkies to coordinate their efforts.
İnşaat işçileri çalışmalarını koordine etmek için telsizler kullandılar.
she kept the walkie-talkie charged for emergencies.
Acil durumlar için telsizini şarjlı tuttu.
the film crew used walkie-talkies to manage the set.
Film ekibi seti yönetmek için telsizler kullandı.
he carried a small walkie-talkie in his pocket.
Cebinde küçük bir telsiz taşıdı.
they practiced using walkie-talkies for disaster relief.
Afet yardımı için telsiz kullanmayı pratik yaptılar.
the park ranger monitored the trails with a walkie-talkie.
Park bekçisi, bir telsiz ile parkurları izledi.
the children enjoyed playing with a walkie-talkie set.
Çocuklar bir telsiz setiyle oynamaktan keyif aldılar.
he switched channels on the walkie-talkie to find a clear signal.
Net bir sinyal bulmak için telsizdeki kanalları değiştirdi.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now