washy water
sulandırılmış su
washy soup
sulandırılmış çorba
washy paint
sulandırılmış boya
washy flavor
sulandırılmış lezzet
washy drink
sulandırılmış içecek
washy consistency
sulandırılmış kıvam
washy texture
sulandırılmış doku
washy mixture
sulandırılmış karışım
washy smoothie
sulandırılmış smoothie
washy salad
sulandırılmış salata
the soup was too washy for my taste.
Çorba benim damak zevkime göre çok suluydu.
his argument was a bit washy and lacked conviction.
Onun argümanı biraz zayıf ve inandırıcı değildi.
she prefers a washy style of painting.
O, yıkama tarzında resim yapmayı tercih ediyor.
the washy colors in the design make it look soft.
Tasarımda kullanılan soluk renkler, yumuşak görünmesini sağlıyor.
his washy explanation left everyone confused.
Onun belirsiz açıklaması herkesi şaşkına çevirdi.
she likes to use washy watercolors for her art.
O, sanatı için soluk sulu boyaları kullanmayı seviyor.
the washy texture of the fabric is very appealing.
Kumaşın soluk dokusu çok çekici.
his washy response made me doubt his sincerity.
Onun belirsiz tepkisi, onun samimiyetini sorgulamama neden oldu.
the washy light in the room created a calming atmosphere.
Odadaki solgun ışık, sakin bir atmosfer yarattı.
she described the painting as having a washy effect.
O, resmin solgun bir etkiye sahip olduğunu tarif etti.
washy water
sulandırılmış su
washy soup
sulandırılmış çorba
washy paint
sulandırılmış boya
washy flavor
sulandırılmış lezzet
washy drink
sulandırılmış içecek
washy consistency
sulandırılmış kıvam
washy texture
sulandırılmış doku
washy mixture
sulandırılmış karışım
washy smoothie
sulandırılmış smoothie
washy salad
sulandırılmış salata
the soup was too washy for my taste.
Çorba benim damak zevkime göre çok suluydu.
his argument was a bit washy and lacked conviction.
Onun argümanı biraz zayıf ve inandırıcı değildi.
she prefers a washy style of painting.
O, yıkama tarzında resim yapmayı tercih ediyor.
the washy colors in the design make it look soft.
Tasarımda kullanılan soluk renkler, yumuşak görünmesini sağlıyor.
his washy explanation left everyone confused.
Onun belirsiz açıklaması herkesi şaşkına çevirdi.
she likes to use washy watercolors for her art.
O, sanatı için soluk sulu boyaları kullanmayı seviyor.
the washy texture of the fabric is very appealing.
Kumaşın soluk dokusu çok çekici.
his washy response made me doubt his sincerity.
Onun belirsiz tepkisi, onun samimiyetini sorgulamama neden oldu.
the washy light in the room created a calming atmosphere.
Odadaki solgun ışık, sakin bir atmosfer yarattı.
she described the painting as having a washy effect.
O, resmin solgun bir etkiye sahip olduğunu tarif etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir