watersnake

[US]/ˈwɔːtəsneɪk/
[UK]/ˈwɔːtərsneɪk/
Frequency: Very High

Translation

n. Su ya da su kenarında yaşayan bir yılan, özellikle Natrix cinsine ait veya benzer cinslere ait tatlı su yılanı.
Word Forms

Example Sentences

a watersnake glided through the murky water.

Boğaz su yılanı bulanık suda kayarak geçti.

the watersnake basked on a sunlit rock.

Boğaz su yılanı güneşli bir kayaya yattı.

watersnakes are often mistaken for venomous species.

Su yılanları genellikle zehirli türlerle karıştırılır.

the watersnake coiled around the submerged branch.

Boğaz su yılanı suya dalmış dalın etrafına sardı.

a watersnake spotted its prey and struck quickly.

Bir su yılanı avını fark etti ve hızlıca vurdu.

watersnakes can swim with remarkable speed.

Su yılanları dikkate değer bir hızla yüzebilir.

the watersnake disappeared into the reeds.

Boğaz su yılanı çalılar arasında kayboldu.

researchers studied the watersnake's hunting behavior.

Araştırmacılar su yılanının avlanma davranışını inceledi.

the watersnake shed its skin near the riverbank.

Boğaz su yılanı nehri yakınında cildini soydu.

watersnakes hibernate during the cold winter months.

Su yılanları soğuk kış aylarında uyku hâlinde kalır.

a watersnake slithered across the lily pads.

Bir su yılanı nane yaprakları üzerinde kaydı.

the watersnake's scales glistened in the sunlight.

Boğaz su yılanının pulları güneş ışığında parladı.

watersnakes play an important role in the ecosystem.

Su yılanları ekosistemde önemli bir rol oynar.

the watersnake dove beneath the surface to escape.

Boğaz su yılanı kaçmak için yüzeyin altına daldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now