wavered in confidence
özgüvende dalgalandı
wavered on decisions
kararlarda tereddüt etti
wavered between options
seçenekler arasında gidip geldi
wavered in belief
inancında şüpheye düştü
wavered with doubt
şüpheyle tereddüt etti
wavered in support
destek konusunda tereddüt etti
wavered in resolve
kararlılığında dalgalandı
wavered on issues
konularda kararsız kaldı
wavered in faith
imanda şüpheye düştü
wavered in commitment
taahhütte tereddüt etti
her confidence wavered during the presentation.
sunumu sırasında özgüveni sarsıldı.
he wavered between two job offers.
iki iş teklifi arasında gidip geldi.
the team's morale wavered after the loss.
mağlubiyetten sonra takımın morali sarsıldı.
my decision wavered until the last minute.
kararım son ana kadar belirsiz kaldı.
she wavered in her support for the project.
proje için verdiği destek konusunda kararsız kaldı.
the light wavered in the wind.
ışık rüzgarda titredi.
his faith wavered during difficult times.
zor zamanlarda imanı sarsıldı.
the plan wavered as new information came in.
yeni bilgiler ortaya çıkınca plan değişti.
she wavered before making the final choice.
son kararı vermeden önce tereddüt etti.
my interest in the topic wavered over time.
konuya olan ilgim zamanla azaldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir