windily spoken
rüzgarlı bir şekilde konuşuldu
windily expressed
rüzgarlı bir şekilde ifade edildi
windily written
rüzgarlı bir şekilde yazıldı
windily described
rüzgarlı bir şekilde tanımlandı
windily narrated
rüzgarlı bir şekilde anlatıldı
windily imagined
rüzgarlı bir şekilde hayal edildi
windily delivered
rüzgarlı bir şekilde iletildi
windily discussed
rüzgarlı bir şekilde tartışıldı
windily articulated
rüzgarlı bir şekilde ifade edildi
windily debated
rüzgarlı bir şekilde tartışma yapıldı
she spoke windily about her travels around the world.
O, dünyayı dolaştığı yolculuklar hakkında rüzgarlı bir şekilde konuştu.
the author wrote windily, losing the reader's attention.
Yazar, okuyucunun dikkatini kaybederek rüzgarlı bir şekilde yazdı.
he often makes windily optimistic predictions.
O, sık sık rüzgarlı bir şekilde iyimser tahminlerde bulunur.
they discussed windily about politics at the dinner table.
Onlar, akşam yemeği masasında politikayla ilgili rüzgarlı bir şekilde konuştular.
her windily elaborate speech captivated the audience.
Onun rüzgarlı ve ayrıntılı konuşması seyircileri büyüledi.
the article was written windily, filled with unnecessary details.
Makale, gereksiz ayrıntılarla dolu rüzgarlı bir şekilde yazılmıştı.
he tends to explain things windily, making them hard to understand.
O, şeyleri anlamayı zorlaştıran rüzgarlı bir şekilde açıklamaya meyillidir.
during the meeting, she spoke windily without making any clear points.
Toplantı sırasında, net bir nokta belirtmeden rüzgarlı bir şekilde konuştu.
the windily written report was difficult to follow.
Rüzgarlı bir şekilde yazılan raporu takip etmek zordu.
his windily humorous anecdotes made everyone laugh.
Onun rüzgarlı ve komik anekdotları herkesi güldürdü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir