windowed view
pencereye açılan manzara
windowed room
pencereye açılan oda
The windowed room was filled with natural light.
Odada doğal ışıkla dolu bir pencere vardı.
She windowed the list of potential candidates for the job.
İş için potansiyel adaylar listesini pencereledi.
The windowed display showcased the latest products.
Pencereye sahip ekran en yeni ürünleri sergiliyordu.
The windowed application allows users to multitask.
Pencereye sahip uygulama kullanıcıların aynı anda birden fazla iş yapmasına olanak tanır.
He windowed the video to focus on a specific part.
Belirli bir bölgeye odaklanmak için videoyu pencereledi.
The windowed interface makes it easier to navigate through different sections.
Pencereye sahip arayüz, farklı bölümler arasında gezinmeyi kolaylaştırır.
She prefers to work in a windowed office with a view.
Manzaralı, pencereye sahip bir ofiste çalışmayı tercih ediyor.
The windowed envelope revealed a handwritten letter inside.
Pencereye sahip zarfın içinde el yazısıyla yazılmış bir mektup ortaya çıkardı.
The windowed mode allows the game to run in a smaller window.
Pencere modu, oyunun daha küçük bir pencerede çalışmasına izin verir.
He windowed his browser to compare two websites side by side.
İki web sitesini yan yana karşılaştırmak için tarayıcısını pencereledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir