within-the-bloodstream

[US]/[ˈwɪðɪn ði ˈblʌdstrim]/
[UK]/[ˈwɪðɪn ði ˈblʌdstrim]/
Frequency: Very High

Translation

n. Kanın içinde bulunma ya da dolaşma durumu ya da hali.
adj. Kanın içinde meydana gelen ya da bulunan.

Phrases & Collocations

within-the-bloodstream levels

kanda seviyeleri

within-the-bloodstream delivery

kanda teslimat

within-the-bloodstream environment

kanda çevre

within-the-bloodstream presence

kanda varlık

within-the-bloodstream transport

kanda taşıma

within-the-bloodstream markers

kanda işaretçiler

within-the-bloodstream activity

kanda aktivite

within-the-bloodstream concentration

kanda konsantrasyon

within-the-bloodstream kinetics

kanda kinetik

within-the-bloodstream distribution

kanda dağılım

Example Sentences

the drug's effectiveness was measured by its ability to target cancer cells within-the-bloodstream.

İlaç etkinliği, kan akımındaki kanser hücrelerini hedeflemesi yeteneği ile ölçüldü.

researchers are investigating new methods for delivering medication directly within-the-bloodstream.

Araştırmacılar, ilaçları doğrudan kan akımına ulaştırmak için yeni yöntemleri araştırıyor.

antibodies within-the-bloodstream play a crucial role in the immune response.

Kan akımındaki antikorlar bağışıklık tepkisinde kritik bir rol oynar.

the presence of bacteria within-the-bloodstream can lead to a severe infection.

Kan akımında bakteri bulunması ciddi bir enfeksiyona neden olabilir.

monitoring levels of certain proteins within-the-bloodstream is vital for diagnosing heart disease.

Kan akımındaki belirli protein seviyelerinin izlenmesi, kalp hastalığını teşhis etmek için kritik öneme sahiptir.

nanoparticles can be engineered to circulate and deliver drugs within-the-bloodstream.

Nanopartiküller, kan akımında dolaşmak ve ilaç dağıtmak için mühendislikte tasarlanabilir.

clots forming within-the-bloodstream pose a significant health risk.

Kan akımında pıhtıların oluşması, ciddi bir sağlık riski teşkil eder.

the study examined the distribution of nutrients within-the-bloodstream after ingestion.

Bu çalışma, besin maddelerinin yutulduktan sonra kan akımındaki dağılımını inceledi.

special filters are used to remove debris and waste products within-the-bloodstream during dialysis.

Diyaliz sırasında kan akımındaki artıklar ve atıkların temizlenmesi için özel filtreler kullanılır.

the concentration of oxygen within-the-bloodstream is essential for cellular function.

Kan akımındaki oksijen yoğunluğu hücre fonksiyonu için esaslıdır.

imaging techniques allow doctors to visualize structures and processes within-the-bloodstream.

Görüntüleme teknikleri, doktorlara kan akımındaki yapılar ve süreçleri görselleştirmeyi sağlar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now