the car had a wobbly wheel.
arabanın sallantılı bir tekerleği vardı.
The chair looked a bit wobbly.
Sandalye biraz sallantılı görünüyordu.
She’s a bit wobbly on the top notes.
Yüksek notalarda biraz titrek.
the evening gets off to a wobbly start.
Akşam başı sallantılı bir şekilde başlıyor.
my daughter threw a wobbly when I wouldn't let her play.
Kızım, ona oynamasına izin vermediğimde bir sinirlilik patlattı.
Your mother would throw a wobbly if she knew what we’d been doing.
Annenin neler yaptığımızı bilse bir sinirlilik patlatırdı.
Web surfing can be equally confounding, a wobbly wade through bursts of pop-ups and loudmouthed video ads.
Web'de gezinmek de aynı derecede kafa karıştırıcı olabilir; açılır pencerelerin ve yüksek sesli video reklamlarının arasında sendeleyen bir yürüyüş.
the car had a wobbly wheel.
arabanın sallantılı bir tekerleği vardı.
The chair looked a bit wobbly.
Sandalye biraz sallantılı görünüyordu.
She’s a bit wobbly on the top notes.
Yüksek notalarda biraz titrek.
the evening gets off to a wobbly start.
Akşam başı sallantılı bir şekilde başlıyor.
my daughter threw a wobbly when I wouldn't let her play.
Kızım, ona oynamasına izin vermediğimde bir sinirlilik patlattı.
Your mother would throw a wobbly if she knew what we’d been doing.
Annenin neler yaptığımızı bilse bir sinirlilik patlatırdı.
Web surfing can be equally confounding, a wobbly wade through bursts of pop-ups and loudmouthed video ads.
Web'de gezinmek de aynı derecede kafa karıştırıcı olabilir; açılır pencerelerin ve yüksek sesli video reklamlarının arasında sendeleyen bir yürüyüş.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir