wolfish

[US]/'wʊlfɪʃ/
[UK]/'wʊlfɪʃ/
Frequency: Very High

Translation

adj. zalim; açgözlü; kurt gibi.

Phrases & Collocations

wolfish grin

kurdun sırıtışı

wolfish behavior

kurugavur davranış

Example Sentences

His wolfish grin sent shivers down her spine.

Onun vahşi gülüşü omurgası boyunca ürpertiler gönderdi.

The wolfish look in his eyes made her uneasy.

Gözlerindeki vahşi ifade onu rahatsız etti.

She could sense his wolfish hunger for power.

Onun güce duyduğu vahşi açlığı hissedebiliyordu.

The politician had a wolfish reputation for being ruthless.

Politikacı acımasızlığıyla ilgili vahşi bir üne sahipti.

He had a wolfish appetite for success.

Başarıya karşı vahşi bir iştahı vardı.

The thief had a wolfish cunning that helped him evade capture.

Hırsızın onu yakalanmaktan kaçırmasına yardımcı olan vahşi bir kurnazlığı vardı.

Her boss had a wolfish ambition to dominate the industry.

Onun patronu, sektörü domine etme konusunda vahşi bir hırsla hareket ediyordu.

The detective noticed a wolfish glint in the suspect's eyes.

Dedektif, zanlının gözlerindeki vahşi parıltıyı fark etti.

The wolfish behavior of the competitor raised suspicions among the team.

Rakibin vahşi davranışları ekip arasında şüphe uyandırdı.

The novel's villain had a wolfish charm that captivated readers.

Romanın kötü karakteri okuyucuları büyüleyen vahşi bir karizmaya sahipti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now