his womanization habits destroyed his marriage.
kadın düşkünlüğü alışkanlıkları evliliğini yok etti.
the womanization of traditional crafts concerns many artisans.
el sanatlarının kadınsılaştırılması birçok zanaatkarı endişelendiriyor.
she criticized the womanization of male characters in the film.
filmdeki erkek karakterlerin kadınsılaştırılmasını eleştirdi.
the politician was accused of womanization during his campaign.
siyasetçi kampanya sırasında kadın düşkünlüğüyle suçlandı.
womanization has become a cultural phenomenon in some societies.
kadın düşkünlüğü bazı toplumlarda kültürel bir fenomen haline gelmiştir.
young men are influenced by the womanization culture portrayed in media.
genç erkekler medyada tasvir edilen kadın düşkünlüğü kültüründen etkileniyor.
the author wrote about the dangers of womanization in his latest book.
yazar son kitabında kadın düşkünlüğünün tehlikeleri hakkında yazdı.
her father warned her about men known for womanization.
babası kadın düşkünlüğüyle tanınan erkekler konusunda onu uyardı.
the womanization of the workplace has changed hiring practices.
iş yerinin kadınsılaştırılması işe alma uygulamalarını değiştirdi.
some cultures condemn womanization as morally wrong.
bazı kültürler kadın düşkünlüğünü ahlaki olarak yanlış bulur.
he struggled to overcome his reputation for womanization.
kadın düşkünlüğü konusundaki ününü aşmaya çalıştı.
the documentary explores the womanization of urban spaces.
belgesel kentsel alanların kadınsılaştırılmasını inceliyor.
his womanization habits destroyed his marriage.
kadın düşkünlüğü alışkanlıkları evliliğini yok etti.
the womanization of traditional crafts concerns many artisans.
el sanatlarının kadınsılaştırılması birçok zanaatkarı endişelendiriyor.
she criticized the womanization of male characters in the film.
filmdeki erkek karakterlerin kadınsılaştırılmasını eleştirdi.
the politician was accused of womanization during his campaign.
siyasetçi kampanya sırasında kadın düşkünlüğüyle suçlandı.
womanization has become a cultural phenomenon in some societies.
kadın düşkünlüğü bazı toplumlarda kültürel bir fenomen haline gelmiştir.
young men are influenced by the womanization culture portrayed in media.
genç erkekler medyada tasvir edilen kadın düşkünlüğü kültüründen etkileniyor.
the author wrote about the dangers of womanization in his latest book.
yazar son kitabında kadın düşkünlüğünün tehlikeleri hakkında yazdı.
her father warned her about men known for womanization.
babası kadın düşkünlüğüyle tanınan erkekler konusunda onu uyardı.
the womanization of the workplace has changed hiring practices.
iş yerinin kadınsılaştırılması işe alma uygulamalarını değiştirdi.
some cultures condemn womanization as morally wrong.
bazı kültürler kadın düşkünlüğünü ahlaki olarak yanlış bulur.
he struggled to overcome his reputation for womanization.
kadın düşkünlüğü konusundaki ününü aşmaya çalıştı.
the documentary explores the womanization of urban spaces.
belgesel kentsel alanların kadınsılaştırılmasını inceliyor.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now