wordes

[ABD]/wɜːdz/
[İngiltere]/wɜːrdz/

Çeviri

n. Kelimenin eski çoğul biçimi; anlama yönelik konuşulan veya yazılan dili birimleri; kişisel bir isim (Ward)

Örnek Cümleler

his harsh wordes cut deep into her heart.

İnsafsız sözleri onun kalbine derin yaralar açtı.

the ancient scroll contained wise wordes of warning.

Eski kılıf, uyardıracak akıllı sözler içeriyordu.

she chose her wordes carefully before speaking.

Konuşmadan önce sözlerini dikkatle seçti.

empty wordes cannot replace genuine actions.

Boş sözler, gerçek eylemleri değiştiremez.

the teacher's kind wordes inspired many students.

Öğretmenin nazik sözleri birçok öğrenciyi ilhamlandırdı.

bitter wordes often poison relationships.

Acımasız sözler, ilişkileri zehirleyebilir.

powerful wordes can change the course of history.

Güçlü sözler tarih akışını değiştirebilir.

written wordes have survived the test of time.

Yazılı sözler zamanın sınavını geçti.

his sweet wordes charmed everyone at the party.

Partide herkese hitap eden tatlı sözleri vardı.

thoughtful wordes require deep contemplation.

Düşünceli sözler, derin düşünmeye ihtiyaç duyar.

the poet's beautiful wordes moved the audience.

Şairin güzel sözleri izleyicileri etkiledi.

faithful wordes form the foundation of trust.

Sadık sözler, güvenin temelini oluşturur.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir