wrenchingly

[ABD]/ˈren(t)ʃɪŋli/
[İngiltere]/ˈren(t)ʃɪŋli/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adv. çaresizce; acı verici veya yoğun bir şekilde

İfadeler ve Kalıplar

wrenchingly sad

derinlikle üzücü

wrenchingly beautiful

derinlikle güzel

wrenchingly painful

derinlikle acı verici

wrenchingly honest

derinlikle dürüst

wrenchingly tender

derinlikle şefkatli

Örnek Cümleler

the film ends with a wrenchingly beautiful scene that leaves the audience in tears.

Film, izleyicileri gözyaşına boğan inanılmaz derecede güzel bir sahneyle sona eriyor.

her wrenchingly honest memoir reveals the painful truths of her difficult childhood.

Dürüst itirafı, zorlu çocukluğunun acı gerçeklerini ortaya koyuyor.

the symphony's final movement is wrenchingly tender, evoking memories of lost love.

Senfoninin son bölümü, kayıp aşka dair anıları canlandıran inanılmaz derecede içtendir.

he delivered a wrenchingly powerful speech that moved the entire courtroom to silence.

Mahkeme salonundaki herkesi sessizliğe sürükleyen inanılmaz derecede güçlü bir konuşma yaptı.

the photograph captures a wrenchingly poignant moment of farewell at the train station.

Fotoğraf, tren istasyonunda yaşanan inanılmaz derecede dokunaklı bir veda anını yakalıyor.

her wrenchingly raw performance exposed the character's complete vulnerability on stage.

Ham performansı, karakterin sahnedeki tam anlamıyla savunmasızlığını ortaya çıkardı.

the novel's ending is wrenchingly sad, yet somehow strangely hopeful for readers.

Romanın sonu inanılmaz derecede üzücü, ancak yine de okuyucular için tuhaf bir şekilde umut verici.

the documentary offers a wrenchingly intimate look into the daily lives of refugees.

Belgesel, mülteci kitlelerinin günlük yaşamlarına dair inanılmaz derecede içten bir bakış sunuyor.

his wrenchingly personal essay about loss and grief resonated with millions worldwide.

Kayıp ve yas üzerine olan kişisel denemisi dünya çapında milyonlarla yankılandı.

the painting conveys a wrenchingly true depiction of human suffering and resilience.

Resim, insan acısının ve dayanıklılığının inanılmaz derecede gerçek bir tasvirini aktarıyor.

the music swelled to a wrenchingly emotional climax that shook the entire concert hall.

Müzik, tüm konser salonunu sarsan inanılmaz derecede duygusal bir doruk noktasına ulaştı.

her wrenchingly honest confession made everyone in the room fall into deep silence.

Dürüst itirafı, odadaki herkesi derin bir sessizliğe düşürdü.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir