lamentation

[ABD]/læmən'teɪʃ(ə)n/
[İngiltere]/ˌlæmən'teʃən/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. üzüntü veya keder ifadesi; yas tutma
Word Forms

Örnek Cümleler

the lamentation of mourners at a funeral

bir cenazede yasayanların ağıtı

Her lamentation over the loss of her pet was heart-wrenching.

Onun evcil hayvanını kaybetmesiyle ilgili yakarışı yürek parçalacıydı.

The poem was filled with sorrowful lamentation for the fallen soldiers.

Şiir, düşen askerler için hüzünlü bir yakarışla doluydu.

The mournful lamentation of the widow could be heard throughout the village.

Öküzün hüzünlü yakarışı köyün her yerinden duyulabiliyordu.

The lamentation of the refugees echoed through the war-torn city.

Mültecilerin yakarışı savaşın harap ettiği şehirde yankılandı.

The painting captured the raw emotion of lamentation and loss.

Resim, yakarışın ve kaybın ham duygusunu yakaladı.

His lamentation for his failed business venture was palpable.

Çöküşe geçen iş girişimi için duyduğu yakarış somuttu.

The funeral was filled with the sound of lamentation and weeping.

Cenaze, yakarış ve ağlama sesleriyle doluydu.

The ancient Greek plays often featured scenes of lamentation and mourning.

Antik Yunan oyunları genellikle yakarış ve yas senlerini içeriyordu.

She expressed her lamentation for the state of the environment through her art.

Çevrenin durumu için yakarışını sanatıyla ifade etti.

The wailing lamentation of the mother could be heard from miles away.

Annesinin inleyen yakarışı birkaç mil öteden duyulabiliyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir