| Plural | liberators |
It is the story of a new world that became a friend and liberator of the old.
Bu, eski dünyanın arkadaşı ve kurtarıcısı haline gelen yeni bir dünyanın hikayesidir.
The liberator led the people to freedom.
Kurtarıcı insanları özgürlüğe götürdü.
The liberator fought against oppression and tyranny.
Kurtarıcı, baskı ve zorbalığa karşı savaştı.
She was seen as a liberator for her humanitarian efforts.
İnsani çabaları nedeniyle kurtarıcı olarak görülüyordu.
The liberator's speech inspired hope in the hearts of the oppressed.
Kurtarıcının konuşması, ezilenlerin yüreklerine umut aşıladı.
The liberator's actions sparked a revolution.
Kurtarıcının eylemleri bir devrimi başlattı.
He was hailed as a liberator by the people he freed.
Kurtardığı insanlar tarafından kurtarıcı olarak övüldü.
The liberator's legacy lived on long after their death.
Kurtarıcının mirası, ölümünden uzun süre sonra yaşamaya devam etti.
The liberator's statue stood tall in the city square.
Kurtarıcının heykeli şehir meydanında dimdik duruyordu.
The liberator's name became synonymous with freedom.
Kurtarıcının adı özgürlükle özdeşleşti.
The liberator's sacrifice was remembered by future generations.
Kurtarıcının fedakarlığı gelecek nesiller tarafından hatırlanıyordu.
It is the story of a new world that became a friend and liberator of the old.
Bu, eski dünyanın arkadaşı ve kurtarıcısı haline gelen yeni bir dünyanın hikayesidir.
The liberator led the people to freedom.
Kurtarıcı insanları özgürlüğe götürdü.
The liberator fought against oppression and tyranny.
Kurtarıcı, baskı ve zorbalığa karşı savaştı.
She was seen as a liberator for her humanitarian efforts.
İnsani çabaları nedeniyle kurtarıcı olarak görülüyordu.
The liberator's speech inspired hope in the hearts of the oppressed.
Kurtarıcının konuşması, ezilenlerin yüreklerine umut aşıladı.
The liberator's actions sparked a revolution.
Kurtarıcının eylemleri bir devrimi başlattı.
He was hailed as a liberator by the people he freed.
Kurtardığı insanlar tarafından kurtarıcı olarak övüldü.
The liberator's legacy lived on long after their death.
Kurtarıcının mirası, ölümünden uzun süre sonra yaşamaya devam etti.
The liberator's statue stood tall in the city square.
Kurtarıcının heykeli şehir meydanında dimdik duruyordu.
The liberator's name became synonymous with freedom.
Kurtarıcının adı özgürlükle özdeşleşti.
The liberator's sacrifice was remembered by future generations.
Kurtarıcının fedakarlığı gelecek nesiller tarafından hatırlanıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir