| Plural | seniorities |
Promotion in the job was by seniority.
İş yerinde terfi kıdemle belirleniyordu.
It's strange that people who take advantage of their seniority are likely to come a purler.
Kişiliklerinden faydalanan insanların beceriksiz olma olasılığı yüksek olması garip.
I sacrificed two years’ seniority by taking the overseas posting.
Yurtdışı görevini kabul ederek iki yıllık kıdemimi feda ettim.
He felt that two years' seniority gave him the right to advise his brother.
İki yıllık kıdeminin kardeşine tavsiye etme hakkı verdiğini düşündü.
Respect for seniority is deeply ingrained in our culture.
Kıdemlilere saygı, kültürümüzde derinden kök salmıştır.
In many Asian cultures, seniority plays a significant role in decision-making.
Birçok Asya kültüründe kıdem, karar alma sürecinde önemli bir rol oynar.
Seniority often determines the order of promotion in traditional organizations.
Kıdem, geleneksel organizasyonlarda terfi sırasını belirleyen önemli bir faktördür.
She was promoted based on her seniority within the company.
Şirket içinde kıdemi nedeniyle terfi etti.
Seniority can sometimes be a barrier to innovation and fresh ideas.
Kıdem, bazen yenilikçiliğe ve yeni fikirlere bir engel olabilir.
The company values seniority but also encourages new perspectives.
Şirket kıdemi değer kılar ancak yeni bakış açılarını da teşvik eder.
He was appointed to the position due to his seniority and experience.
Kıdemi ve deneyimi nedeniyle bu pozisyona atandı.
Seniority can lead to a sense of entitlement among employees.
Kıdem, çalışanlar arasında bir haklılık duygusuna yol açabilir.
The team respects her seniority and expertise in the field.
Ekip, onun kıdemini ve alandaki uzmanlığını sayar.
Seniority is often a factor in determining leadership roles within organizations.
Kıdem, organizasyonlar içindeki liderlik rollerini belirleyen bir faktördür.
Promotion in the job was by seniority.
İş yerinde terfi kıdemle belirleniyordu.
It's strange that people who take advantage of their seniority are likely to come a purler.
Kişiliklerinden faydalanan insanların beceriksiz olma olasılığı yüksek olması garip.
I sacrificed two years’ seniority by taking the overseas posting.
Yurtdışı görevini kabul ederek iki yıllık kıdemimi feda ettim.
He felt that two years' seniority gave him the right to advise his brother.
İki yıllık kıdeminin kardeşine tavsiye etme hakkı verdiğini düşündü.
Respect for seniority is deeply ingrained in our culture.
Kıdemlilere saygı, kültürümüzde derinden kök salmıştır.
In many Asian cultures, seniority plays a significant role in decision-making.
Birçok Asya kültüründe kıdem, karar alma sürecinde önemli bir rol oynar.
Seniority often determines the order of promotion in traditional organizations.
Kıdem, geleneksel organizasyonlarda terfi sırasını belirleyen önemli bir faktördür.
She was promoted based on her seniority within the company.
Şirket içinde kıdemi nedeniyle terfi etti.
Seniority can sometimes be a barrier to innovation and fresh ideas.
Kıdem, bazen yenilikçiliğe ve yeni fikirlere bir engel olabilir.
The company values seniority but also encourages new perspectives.
Şirket kıdemi değer kılar ancak yeni bakış açılarını da teşvik eder.
He was appointed to the position due to his seniority and experience.
Kıdemi ve deneyimi nedeniyle bu pozisyona atandı.
Seniority can lead to a sense of entitlement among employees.
Kıdem, çalışanlar arasında bir haklılık duygusuna yol açabilir.
The team respects her seniority and expertise in the field.
Ekip, onun kıdemini ve alandaki uzmanlığını sayar.
Seniority is often a factor in determining leadership roles within organizations.
Kıdem, organizasyonlar içindeki liderlik rollerini belirleyen bir faktördür.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir