unhatted eggs
Turkish_translation
keeping unhatted
Turkish_translation
unhatted nest
Turkish_translation
find unhatted
Turkish_translation
unhatted state
Turkish_translation
were unhatted
Turkish_translation
unhatted chicks
Turkish_translation
unhatted remains
Turkish_translation
unhatted shells
Turkish_translation
seem unhatted
Turkish_translation
the unhatted eggs sat warm in the incubator.
İşkemeli yumurtalar inkübatörde sıcak oturuyordu.
we carefully moved the unhatted chicks to a new brooder.
İşkemeli yavruları yeni bir brooder’a dikkatle taşıdık.
the farmer hoped for a high percentage of unhatted eggs to hatch.
Tarım işçisi, işkemeli yumurtaların yüksek bir yüzdesinin yumuşayacağını umuyordu.
a large number of unhatted eggs remained in the nest.
Birkaç işkemeli yumurta yuva içinde kalmaya devam etti.
the unhatted ducklings were still developing inside their shells.
İşkemeli ördek yavruları kabuklarının içinde hâlâ gelişmekteydiler.
we checked the temperature for the unhatted chicken eggs daily.
İşkemeli tavuk yumurtaları için sıcaklığı her gün kontrol ettik.
the unhatted quail were a promising sign for the season.
İşkemeli hindi, sezon için umut verici bir işaretti.
protecting the unhatted eggs from predators is crucial.
İşkemeli yumurtaları avcılarla korumak kritiktir.
the unhatted parrot eggs required a specific humidity level.
İşkemeli papagay yumurtaları belirli bir nem seviyesi gerektiriyordu.
we monitored the unhatted turkey eggs closely for any cracks.
İşkemeli tülkü yumurtalarını çatlaklar için yakından izledik.
the unhatted robin eggs were carefully marked and counted.
İşkemeli merle yumurtaları dikkatle işaretlendi ve sayıldı.
unhatted eggs
Turkish_translation
keeping unhatted
Turkish_translation
unhatted nest
Turkish_translation
find unhatted
Turkish_translation
unhatted state
Turkish_translation
were unhatted
Turkish_translation
unhatted chicks
Turkish_translation
unhatted remains
Turkish_translation
unhatted shells
Turkish_translation
seem unhatted
Turkish_translation
the unhatted eggs sat warm in the incubator.
İşkemeli yumurtalar inkübatörde sıcak oturuyordu.
we carefully moved the unhatted chicks to a new brooder.
İşkemeli yavruları yeni bir brooder’a dikkatle taşıdık.
the farmer hoped for a high percentage of unhatted eggs to hatch.
Tarım işçisi, işkemeli yumurtaların yüksek bir yüzdesinin yumuşayacağını umuyordu.
a large number of unhatted eggs remained in the nest.
Birkaç işkemeli yumurta yuva içinde kalmaya devam etti.
the unhatted ducklings were still developing inside their shells.
İşkemeli ördek yavruları kabuklarının içinde hâlâ gelişmekteydiler.
we checked the temperature for the unhatted chicken eggs daily.
İşkemeli tavuk yumurtaları için sıcaklığı her gün kontrol ettik.
the unhatted quail were a promising sign for the season.
İşkemeli hindi, sezon için umut verici bir işaretti.
protecting the unhatted eggs from predators is crucial.
İşkemeli yumurtaları avcılarla korumak kritiktir.
the unhatted parrot eggs required a specific humidity level.
İşkemeli papagay yumurtaları belirli bir nem seviyesi gerektiriyordu.
we monitored the unhatted turkey eggs closely for any cracks.
İşkemeli tülkü yumurtalarını çatlaklar için yakından izledik.
the unhatted robin eggs were carefully marked and counted.
İşkemeli merle yumurtaları dikkatle işaretlendi ve sayıldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir