muscle twitchiness
تشنج العضلات
nervous twitchiness
تشنج الأعصاب
facial twitchiness
تشنج الوجه
eye twitchiness
تشنج العين
chronic twitchiness
تشنج مزمن
increased twitchiness
زيادة التشنج
müzisyenin sinirli seğirmesi performans öncesi ellerinin titremesine neden oldu.
تسبب ارتعاش الموسیقی العصبی في رعشة يديه قبل الأداء.
sol gözünde durmayan bir kas seğirmesi fark etti.
لاحظ ارتعاشًا عضليًا لا يختفي في عين اليسرى.
kafein vücudunda istemsiz bir seğirmeye neden oldu.
تسبب الكافيين في ارتعاش لا إرادي في الجسم.
aktörün yüz seğirmesi aslında karakterinin bir parçasıydı.
كان ارتعاش وجه الممثل جزءًا من شخصيته بالفعل.
ilacın yan etkisi olarak kronik seğirmesi vardı.
كان لديه ارتعاش مزمن كأثر جانبي للدواء.
konuşmacı sunum sırasında kaygı kaynaklı seğirmesini gizlemeye çalıştı.
حاول المتحدث إخفاء ارتعاشه الناجم عن القلق أثناء تقديمه.
göz kapağındaki hafif seğirme yorgun olduğunu gösteriyordu.
أظهر ارتعاش الجفن الخفيف أنه متعب.
hastanın kas seğirmesi tıbbi ekibi endişelendirdi.
أثار ارتعاش عضلات المريض قلق الفريق الطبي.
şarkı söylemeye başlayınca sinirli seğirmesi kayboldu.
عندما بدأ في الغناء، اختفى ارتعاشه العصبي.
kulak seğirmesi dışarıda bir şey duyduğunu gösteriyordu.
أظهر ارتعاش الأذن أنه سمع شيئًا بالخارج.
çok fazla espresso içtikten sonra geçici bir seğirme yaşadı.
بعد شرب الكثير من الإسبريسو، مر بتشنجات مؤقتة.
cerrahın sakin elleri içindeki seğirmeye rağmen şaşırtıcıydı.
كان من المدهش أن يدي الجراح الهادئتين تخفيان ارتعاشًا بداخلهما.
çocukların sınav öncesi seğirmesi tamamen normaldir.
ارتعاش الأطفال قبل الامتحان أمر طبيعي تمامًا.
muscle twitchiness
تشنج العضلات
nervous twitchiness
تشنج الأعصاب
facial twitchiness
تشنج الوجه
eye twitchiness
تشنج العين
chronic twitchiness
تشنج مزمن
increased twitchiness
زيادة التشنج
müzisyenin sinirli seğirmesi performans öncesi ellerinin titremesine neden oldu.
تسبب ارتعاش الموسیقی العصبی في رعشة يديه قبل الأداء.
sol gözünde durmayan bir kas seğirmesi fark etti.
لاحظ ارتعاشًا عضليًا لا يختفي في عين اليسرى.
kafein vücudunda istemsiz bir seğirmeye neden oldu.
تسبب الكافيين في ارتعاش لا إرادي في الجسم.
aktörün yüz seğirmesi aslında karakterinin bir parçasıydı.
كان ارتعاش وجه الممثل جزءًا من شخصيته بالفعل.
ilacın yan etkisi olarak kronik seğirmesi vardı.
كان لديه ارتعاش مزمن كأثر جانبي للدواء.
konuşmacı sunum sırasında kaygı kaynaklı seğirmesini gizlemeye çalıştı.
حاول المتحدث إخفاء ارتعاشه الناجم عن القلق أثناء تقديمه.
göz kapağındaki hafif seğirme yorgun olduğunu gösteriyordu.
أظهر ارتعاش الجفن الخفيف أنه متعب.
hastanın kas seğirmesi tıbbi ekibi endişelendirdi.
أثار ارتعاش عضلات المريض قلق الفريق الطبي.
şarkı söylemeye başlayınca sinirli seğirmesi kayboldu.
عندما بدأ في الغناء، اختفى ارتعاشه العصبي.
kulak seğirmesi dışarıda bir şey duyduğunu gösteriyordu.
أظهر ارتعاش الأذن أنه سمع شيئًا بالخارج.
çok fazla espresso içtikten sonra geçici bir seğirme yaşadı.
بعد شرب الكثير من الإسبريسو، مر بتشنجات مؤقتة.
cerrahın sakin elleri içindeki seğirmeye rağmen şaşırtıcıydı.
كان من المدهش أن يدي الجراح الهادئتين تخفيان ارتعاشًا بداخلهما.
çocukların sınav öncesi seğirmesi tamamen normaldir.
ارتعاش الأطفال قبل الامتحان أمر طبيعي تمامًا.
استكشف المفردات الأكثر بحثًا
هل تريد تعلم المفردات بشكل أكثر فاعلية؟ قم بتنزيل تطبيق DictoGo واستمتع بمزيد من ميزات حفظ ومراجعة المفردات!
نزّل DictoGo الآن