amassment

[US]/əˈmæs.mənt/
[UK]/əˈmæs.mənt/

Translation

n.Zamanla bir şeyin birikimi veya toplanması.

Phrases & Collocations

amassment of wealth

zenginliğin birikimi

amassment of evidence

kanıtların birikimi

Example Sentences

the artist's studio was an amassment of paints, brushes, and canvases.

sanatçının stüdyosu, boyaların, fırçaların ve tuvalin biriktirilmesiyle doluydu.

years of collecting resulted in a vast amassment of antique furniture.

yıllar boyunca yapılan koleksiyonculuk, geniş bir antika mobilya yığınına yol açtı.

the politician's amassment of wealth was widely criticized.

siyasetçinin zenginlik biriktirmesi geniş çapta eleştirildi.

his amassment of knowledge on the subject was impressive.

konuyla ilgili bilgi biriktirmesi etkileyiciydi.

the library's amassment of rare books was a treasure trove for scholars.

kütüphanenin nadir kitap biriktirmesi, araştırmacılar için bir hazineydi.

the company's amassment of data was used to improve its products.

şirketin veri biriktirmesi ürünlerini geliştirmek için kullanıldı.

his amassment of power was both admired and feared.

iktidar biriktirmesi hem takdir edildi hem de korkuldu.

the museum's amassment of artifacts spanned centuries.

müzenin eser biriktirmesi yüzyılları kapsıyordu.

she had an amassment of photographs from her travels around the world.

dünyayı dolaşırken çektiği fotoğraflardan oluşan büyük bir birikimi vardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now