The sculpture displayed a unique angularity in its design.
Heykel, tasarımında eşsiz bir köşelilik sergiliyordu.
The artist used angularity to create a sense of movement in the painting.
Sanatçı, tabloda bir hareket hissi yaratmak için köşelilik kullandı.
The building's modern architecture emphasized angularity and sharp lines.
Yapının modern mimarisi, köşeliliği ve keskin çizgileri vurguladı.
Her face had a certain angularity that gave her a striking appearance.
Yüzünde onu çarpıcı kılan belirli bir köşelilik vardı.
The dancer's movements were characterized by angularity and precision.
Dansçının hareketleri köşelilik ve kesinlikle karakterize edildi.
The fashion designer incorporated angularity into the collection for a futuristic look.
Moda tasarımcısı, fütüristik bir görünüm için koleksiyona köşelilik ekledi.
The car's design featured angularity for a more aggressive aesthetic.
Aracın tasarımı, daha agresif bir estetik için köşelilik içeriyordu.
The artist's abstract paintings often explore the concept of angularity.
Sanatçının soyut tabloları genellikle köşelilik kavramını araştırır.
The geometric patterns on the rug added a sense of angularity to the room.
Kilimin geometrik desenleri odaya bir köşelilik hissi kattı.
The actor's angularity of movement captured the attention of the audience.
Aktörün hareketi köşe şekilliği, seyircinin dikkatini çekti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir