an overstrung archery bow.
aşırı gerilmiş bir yay.
She practiced archery every weekend.
Hafta sonları her zaman okçuluk antrenmanı yapardı.
Archery requires focus and precision.
Okçuluk odaklanma ve hassasiyet gerektirir.
He won a gold medal in archery at the Olympics.
Olimpiyatlarda okçulukta altın madalya kazandı.
Archery is an ancient sport with a rich history.
Okçuluk, zengin bir tarihe sahip antik bir spordur.
They set up a target for archery practice.
Okçuluk antrenmanı için bir hedef kurdular.
She joined an archery club to improve her skills.
Becerilerini geliştirmek için bir okçuluk kulübüne katıldı.
Archery equipment includes bows and arrows.
Okçuluk ekipmanları arasında yaylar ve oklar bulunur.
He enjoys the challenge of archery competitions.
Okçuluk yarışmalarının zorluğunu seviyor.
Archery is a popular activity at summer camps.
Okçuluk, yaz kamplarında popüler bir aktivitedir.
She demonstrated her archery skills at the exhibition.
Sergide okçuluk becerilerini sergiledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir