bantering cheerfully
neşeyle takılmak
light bantering
hafif takılma
enjoying bantering
takılmaktan keyif almak
constant bantering
sürekli takılma
bantering around
etrafı takılmak
bantering with
ile takılmak
after bantering
takıldıktan sonra
engaged in bantering
takılmaya dalmış
brief bantering
kısa takılma
stopping bantering
takılmayı bırakmak
they enjoyed hours of bantering with each other at the party.
partide karşılıklı atışmalarıyla saatlerce eğlendiler.
the siblings engaged in playful bantering throughout the afternoon.
Kardeşler öğleden sonra boyunca eğlenceli atışmalara katıldılar.
his quick wit and bantering style made him popular at gatherings.
Hızlı zekası ve atışma tarzı onu toplantılarda popüler yaptı.
the comedians used bantering to warm up the audience.
Komedyenler, seyirciyi ısıtmak için atışma kullandılar.
despite the bantering, a genuine friendship existed between them.
Atışmalara rağmen aralarında gerçek bir dostluk vardı.
the couple's bantering was a sign of their comfortable relationship.
Çiftin atışmaları, rahat ilişkilerinin bir işaretiydi.
she responded to his teasing with witty bantering of her own.
O, onun alaylarına zekice atışmalarıyla karşılık verdi.
the team used bantering to lighten the mood during the stressful project.
Ekip, stresli proje sırasında havayı hafifletmek için atışma kullandı.
their constant bantering could be tiring, but it was also endearing.
Sürekli atışmaları yorucu olabilirdi, ancak aynı zamanda sevimliydi.
he launched into a round of bantering with his old college friends.
Eski üniversite arkadaşlarıyla atışmalı bir sohbete başladı.
the radio show featured a segment of playful bantering between the hosts.
Radyo programı, sunucular arasında eğlenceli atışmaları içeren bir bölüm yayınladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir