bawls

[US]/bɔːlz/
[UK]/bauls/
Frequency: Very High

Translation

v. yüksek sesle bağırmak; gürültüyle ağlamak; malları bağırarak satmak

Phrases & Collocations

bawls out

bağırarak

bawling baby

ağlayan bebek

bawl in frustration

hayal kırıklığıyla ağlamak

bawling match

ağlama yarışı

Example Sentences

he bawls whenever he loses a game.

o bir oyun kaybettiğinde sürekli ağlar.

the baby bawls loudly when hungry.

bebek açken yüksek sesle ağlar.

she bawls her eyes out at sad movies.

o üzücü filmlerde gözyaşına boğularak ağlar.

don't bawl at me for no reason!

benden sebepsiz yere ağlama!

he always bawls about his problems.

o her zaman sorunları hakkında sürekli ağlar.

the crowd bawls in excitement during the concert.

konser sırasında kalabalık heyecanla bağırır.

she can't help but bawl when she hears that song.

o o şarkıyı duyduğunda yardım edemeden ağlar.

he bawls like a baby after the breakup.

o ayrılık sonrası bir bebek gibi ağlar.

stop bawling and start acting like an adult.

ağlamayı bırak ve bir yetişkin gibi davranmaya başla.

the child bawls every time he has to go to bed.

çocuk her yatağa gitmesi gerektiğinde ağlar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now