befell

[US]/bɪˈfɛl/
[UK]/biˈfɛl/
Frequency: Very High

Translation

v ~in başına gelmek; ~in aklına gelmek; ~e rastlamak veya etkilemek

Phrases & Collocations

what befell him?

onun başına ne geldi?

Example Sentences

a great misfortune befell the village last winter.

Geçen kış köyde büyük bir talihsizlik yaşandı.

many challenges befell the team during the project.

Proje sırasında ekip birçok zorlukla karşılaştı.

a strange incident befell him on his way home.

Eve giderken başına garip bir olay geldi.

what befell her after the accident was truly shocking.

Kazadan sonra başına gelenler gerçekten şok ediciydi.

good fortune befell them when they won the lottery.

Loto'da kazandıklarında onlara iyi bir şans geldi.

many adventures befell the explorers during their journey.

Seyahatleri sırasında keşişlere birçok macera yaşandı.

disaster befell the region after the heavy rains.

Şiddetli yağmurlardan sonra bölgede felaket yaşandı.

unexpected events befell the guests at the party.

Partideki konuklara beklenmedik olaylar yaşandı.

what befell the company after the scandal was devastating.

Skandalın ardından şirkete gelenler yıkıcıydı.

joy and sorrow befell the family in equal measure.

Ailenin başına sevinç ve üzüntü eşit ölçüde geldi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now